27 Temmuz 2011 Çarşamba
Hyllarima/Wallarima (Derebağ Köyü, Kavaklıdere-Muğla)
Muğla, Kavaklıdere, Derebağ Köyü Muğla'nın Kavaklıdere ilçesine bağlı Derebağ Köyü'nün güney bitişiğindeki, Maltepe denen alçak ve yaygın tepecik üzerinde.
BİLGE UMAR, KARİA kitabında, wallaunauma kök sözcüğüyle Luvi dilinde ismin Koca Koruluğun Kenti veya Halkı anlamına gelebileceğini söylüyor. Orada MESEVLE Köyü var, ilginçtir ve orada bir mahalle var ve adı "KILLIALİLER" bu isim "HYLLARİMA isminden türemiş görünüyor.
Derebağ Köyü'ne şimdi tümüyle asfaltlanmış YATAĞAN, KAVAKLIDERE, BOZDOĞAN yolundan gidebilirsiniz. Yolun Yatağan çıkışından sonra 26. kmsinde KAVAKLIDERE kavşağının 4km. kuzeybatısında, MESEVLE/ÇAYBOYU köyünden geçeceksiniz. 7km. ilerde DEREBAĞ köylerinin evlerine ulaşacak ve sağnızda bir çeşme göreceksiniz. HYLLARİMA kenti oradadır.
Sevimli bir ırmak akıyor içinden. Yanında tüm görkemiyle geniş bir alana yayılan bir büyük Roma kenti yayılmakta ve çoğu çalılar ve toprağın altında bulunmakta. Kuzey ve batı surları LELEG türüdür.
HYLLARİMA TİYATROSU:
Tiyatrosunun denizden yüksekliği 780 metredir. Hitit kayıtlarındaki Wallarima kentiyle ilişkisi olduğu sanılan kentin adının yerel dilde Ullarima olabileceği sonucuna ulaşılıyor. Burası Luvi kökenli gelen Karialıların kenti. Hyllarima Tiyatrosu tek kademeli görünmekte. Her erken dönem tiyatrosu gibi izleyici koyağı dairesel 180 dereceden fazla olduğu için sahne binasını iki yanından hafif kucaklar. Tiyatroda ayrıntılı kazı yapılmamıştır. Görünürde dört ışınsal yol bulunmasına karşın sıra başlarındaki olası iki ışınsal yolla toplam altı ışınsal merdivenli yolu olmalıdır. Orkestra yarıçapı 30 ayaktır. Her erken dönem tiyatrodan bildiğimiz gibi önce Helenler sonra Romalılar günümüze ulaşan mimari değişiklikleri yapmıştır. Orkestra kenarında arkalıklı onursal koltuklardan kalıntılar vardır. Ullarima Tiyatrosu'nun sığarı, yerinde yapılan ölçümlere göre 1,200 kişiliktir.
Hyllarima antik kentinde Prof. Dr. ENDER VARİNLİOĞLU yüzey araştırmaları yapmıştır.
KAYNAKLAR:
KARİA:BİLGE UMAR-İnkilap yay.
ANADOLU'NUN TARİHİ COĞRAFYASI: VELİ SEVİN-TTK Yay.
18.ARAŞTIRMA SONUÇLARI TOPLANTISI1 .CİLT 22 -26 Mayıs 2000: Prof. Dr. ENDER VARİNLİOĞLU Kültür bk. ant. ve mzlr. gnl. md.
mimarlikmuzesi.org
DEVAM EDECEK...
Fotografların önemli bir bölümü Karia'da yaşayan arkadaşım, Sevgili CELAL ERCİYAS'a ait. Kendisine çok teşekkür ederim.
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Halki/Heybeliada, Kutrulomilo/Değirmen Tepesi ve Değirmen Kalıntısı
Heybeliada'da üç yüksek tepe var, Üzerinde Metamorphosis/Hristos/Suret Değişimi Kilisesi bulunan 98 metrelik Domuz Tepesi/MAKARİOS, üzerinde Ruhban Okulu'nun ve AYA TRİADA Kilisesi'nin bulunduğu, 85 metrelik tepe ise Ümit Tepesi/PAPAZ DAĞI. Deniz seviyesinden 136 metreye kadar yükselen DEĞİRMEN TEPESİ/KUTRULOMİLO bu tepelerin en yükseği.
Heybeliada'nın en yüksek noktası olan DEĞİRMEN TEPE'sinin üzerinde, eski levantenlerin "KUTRULOMİLO" adını verdikleri bir değirmenin kalıntıları bulunmakta. Skarletos D. Vizantios 1862de Atina'da yayınlanan "Konstantinopolis" adlı yapıtında bu değirmeni anlatırken aşağıdaki bilgilerden söz etmiş...
"Halki'nin üç tepesinden en yüksek olanının üzerinde yüz yıl kadar kullanıldıktan sonra terkedilmiş bir değirmenin kalıntıları vardır.
Bizans yapımı "PANAYİA KAMARİOTİSSA" Manastırı'na ait olan bu değirmen 1710 yılında sözü edilen manastırın Baş Rahibi NEOFİTİOS tarafından yaptırılmıştır. SKARLETOS D. VİZANTİOS
Kaynak: Orhan TÜRKER, Halki'den Heybeli'ye- Sel yayıncılık
Ayrıca Gustave Schlumberger'in Prens Adaları adlı yapıtının 77. sayfasında Değirmen Tepesi'ne değiniliyor.
Diyor ki "kuzeyinde adanın en yüksek tepesi yer alır. Ağaçlarla kaplı bu pitoresk tepenin ucunda eşşiz manzaralı bir kule yükselir. Eskiden gözcülerin nöbet tuttukları bu kule, sonradan yeldeğirmenine çevrilmiştir, günümüzde harap haldedir."
Çok sıcak bir havada Değirmen Tepesi'nin Değirmeni ile askeri alanda kaldığını öğrendiğim KAMARİOTİSSA ile ilgili araştırma yaparken değirmen kalıntısı yoğun ormanlık, çamlık tepede birden karşıma çıkıvermişti. Bütün tanımlara uyan bir yerde, eski bir değirmen kalıntısı olduğunu güvenle söyleyebileceğim bir yapıydı. Ayrıca hem aşağıdaki tarihi haritadan hem de Google earth maps'den de yerini güvenle tesbit edebilmiştim. Tepeden yoğun Çamların arasından Çam Limanı'nı ve Heybeliada'nın Anadolu yakasına bakan kıyılarını görmek olası, manzara ve temiz hava harika..Ayrıca tepede, toprak zemin üzerinde Bizans ve Osmanlı Dönemi keramik kırıkları var. Değirmenin çevresinde bir grup, 37 derece sıcakta mangal yakmış, kanatları, pirzolaları çeviriyorlardı, kimse bakmaz mı ormanlık alana, bu yemyeşil alanı, zabıtası, itfaiyesi, polisi denetlemez mi? Kardeşim, koca adayı yakarsınız burda mangal yapmayın dediğimde bana homurdanarak bir şeyler söylediler, bir küfretmedikleri kaldı. Değirmen kalıntısının içinde de ateş yakmışlar, kapkara tarihsel taşları dizmişler yan yana, biz tarihe, kültüre, uygarlığa ne zaman değer vermeyi öğreneceğiz? Magandalık, faydacılık, külhanbeyilik, kabalık, vandallık insanımız için daha mı değerli?
HEYBELİADA ile ilgili diğer Kaynaklar:
Prens Adaları: Gustave SCHLUMBERGER-İletişim yay.
Tarih Boyunca İstanbul Adaları:Pars TUĞLACI-Kitap Yurdu
Halki'den Heybeli'ye :Orhan TÜRKER-Sel Yay.
Heybeliada'nın en yüksek noktası olan DEĞİRMEN TEPE'sinin üzerinde, eski levantenlerin "KUTRULOMİLO" adını verdikleri bir değirmenin kalıntıları bulunmakta. Skarletos D. Vizantios 1862de Atina'da yayınlanan "Konstantinopolis" adlı yapıtında bu değirmeni anlatırken aşağıdaki bilgilerden söz etmiş...
"Halki'nin üç tepesinden en yüksek olanının üzerinde yüz yıl kadar kullanıldıktan sonra terkedilmiş bir değirmenin kalıntıları vardır.
Bizans yapımı "PANAYİA KAMARİOTİSSA" Manastırı'na ait olan bu değirmen 1710 yılında sözü edilen manastırın Baş Rahibi NEOFİTİOS tarafından yaptırılmıştır. SKARLETOS D. VİZANTİOS
Kaynak: Orhan TÜRKER, Halki'den Heybeli'ye- Sel yayıncılık
Ayrıca Gustave Schlumberger'in Prens Adaları adlı yapıtının 77. sayfasında Değirmen Tepesi'ne değiniliyor.
Diyor ki "kuzeyinde adanın en yüksek tepesi yer alır. Ağaçlarla kaplı bu pitoresk tepenin ucunda eşşiz manzaralı bir kule yükselir. Eskiden gözcülerin nöbet tuttukları bu kule, sonradan yeldeğirmenine çevrilmiştir, günümüzde harap haldedir."
Çok sıcak bir havada Değirmen Tepesi'nin Değirmeni ile askeri alanda kaldığını öğrendiğim KAMARİOTİSSA ile ilgili araştırma yaparken değirmen kalıntısı yoğun ormanlık, çamlık tepede birden karşıma çıkıvermişti. Bütün tanımlara uyan bir yerde, eski bir değirmen kalıntısı olduğunu güvenle söyleyebileceğim bir yapıydı. Ayrıca hem aşağıdaki tarihi haritadan hem de Google earth maps'den de yerini güvenle tesbit edebilmiştim. Tepeden yoğun Çamların arasından Çam Limanı'nı ve Heybeliada'nın Anadolu yakasına bakan kıyılarını görmek olası, manzara ve temiz hava harika..Ayrıca tepede, toprak zemin üzerinde Bizans ve Osmanlı Dönemi keramik kırıkları var. Değirmenin çevresinde bir grup, 37 derece sıcakta mangal yakmış, kanatları, pirzolaları çeviriyorlardı, kimse bakmaz mı ormanlık alana, bu yemyeşil alanı, zabıtası, itfaiyesi, polisi denetlemez mi? Kardeşim, koca adayı yakarsınız burda mangal yapmayın dediğimde bana homurdanarak bir şeyler söylediler, bir küfretmedikleri kaldı. Değirmen kalıntısının içinde de ateş yakmışlar, kapkara tarihsel taşları dizmişler yan yana, biz tarihe, kültüre, uygarlığa ne zaman değer vermeyi öğreneceğiz? Magandalık, faydacılık, külhanbeyilik, kabalık, vandallık insanımız için daha mı değerli?
HEYBELİADA ile ilgili diğer Kaynaklar:
Prens Adaları: Gustave SCHLUMBERGER-İletişim yay.
Tarih Boyunca İstanbul Adaları:Pars TUĞLACI-Kitap Yurdu
Halki'den Heybeli'ye :Orhan TÜRKER-Sel Yay.
23 Temmuz 2011 Cumartesi
Khalkis/Çıplak Ada-Ayvalık
"Ayvalık ve çevresinde tatlı suyu bulunan ve aynı zamanda antik ismi (KHALKİS) ile bakır madenini getiren ÇIPLAK ADA'da yapılan araştırmada, adanın güneydoğusunda tepe üzerinde olması muhtemel küçük bir askeri yapının izleriyle birlikte, kuzeyde tepenin uzantısında ve batı tarafında koyun ardında çok sayıda Roma ve Bizans keramiğine rastlanırken, küçük Castrum benzeri yapının bulunduğu tepenin güneydoğusunda gri mat Aeol keramikleri arasında parlak gri açkılı bir Minyan tipi trifoil ağız parçasına rastlandı. Ayvalık iç limanına girişi denetleyen boğazdaki yapının durumu kadar, bu bölgedeki Aeol keramikler de ilginçti."
Ayvalık ve tüm Edremit Körfezi çevresinde bilimsel yüzey araştırmaları ve kazılar gerçekleştiren Prof.Dr. Engin Beksaç 17. Araştırma sonuçları toplantısı'ndaki makalesinde bu araştırmalarını kaleme almış.
Ada'nın ismi İstanbul Priknkipo'lardan Heybeliada ile adaş, görünüyor, KHALKİS, CHALKİS, HALKİ...
Çıplak Ada 9.147 metre çevre uzunluğuna sahip Ayvalık Adaları'nın en büyük adalarındandır. Eskiden kavun ve karpuz yetiştirilen , incir ağaçları olan ada'da şimdi balıkçı barınakları var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































