15 Temmuz 2011 Cuma

Adramytteion/Ören-Bergaz Tepe




Bergaz Tepe bu günkü yerleşimlerin yönünden bir bakış. 


Bergaz Tepe'nin üstünden (İçinden) Adramyttenos/Edremit Körfezi'ne ve antik liman yönüne bir bakış.


Bergaz Tepe'den Ören Plajı, Antik Liman çevresi ve Edremit Körfezi'ne bakış.


Bergaz Tepe'den Edremit Körfezi (Adramyttenos Kolpos) ve Kaz Dağına (İda) bakış.


Digital öncesi çektiğim bir BERGAZ TEPE fotografı...2004 Temmuz






ADRAMYTTEİON/ÖREN-BERGAZ TEPE

Adramytteion, Burhaniye ilçe sınırları içinde ve kent merkezinin beş kilometre kadar batı uzağındadır. Karınca Deresi/OLLİOS ile çok eski yıllarda kuzey yakınından geçen ama şimdi yatağını değiştirdiğinden dolayı kentten uzaklaşmış olan Havran Çayı/EUENOS arasında ve deniz kenarında kurulmuş bir yerleşmeydi. Tarih sahnesinden çekildikten sonra toprağa gömülmüş ve günümüzde Burhaniye’nin o mevkide ve deniz kenarında bir mahallesi olan Ören yerleşmesi yayılım alanı altında kalmıştır. Kentin kurulduğu tepe önünde adına “Karataş” denilen koyu renkli büyükçe bir kaya kütlesi vardır. Karataş’ın bir zamanlar denizin içinde olduğu bilinmektedir. Günümüzde Karataş ile Ören yükseltisi arası kumla dolmuş durumdadır.
Adramytteion’un üzerine kurulduğu günümüzde Ören Tepe olarak adlandırılan mahallin üç yükseltiden oluştuğu bilinmektedir. Yıllar içinde erozyon ve inşaat faaliyetleri nedeniyle tepeler eski yükseltilerini kaybetmiş durumdadır. Kentin en yüksek kesiminin, akropolünün, halen gösteri alanı olarak kullanılan sahanın arkasında olduğu sanılmaktadır. Kentin üstüne oturduğu tepelerden biri olan BERGAZ TEPE, kayaç yükseltiden oluşmakta ve önünde, günümüze kadar hayli dolmuş durumda olan bir koy bulunmaktadır; bunun önünde de bir zamanlar deniz içinde olan, ama günümüze kadar kara ile arası kumla dolduğundan karaya bitişik gibi duran Karataş yer alır. Ören yerleşmesiyle ilişkili olan diğer bir yükselti Yılanlı Tepe’dir. Yılanlı Tepe, Ören’in hemen arka tarafında, Ören ile Burhaniye kent merkezi arasında, kalan bir yükseltidir. Bir kült merkezi olduğu izlenimini vermektedir.
Üzerinde Adramytteion kentinin kurulmuş olduğu yüksekçe yer, Ören Tepe, dikkatle incelendiğinde, kentin kayalık bir oluşumun üzerinde olduğu görülür. Üzeri toprakla kaplanmış bu kayalık yerin, tarihin en erken çağlarında bir ada gibi olması olasılık içindedir. Yıllar içinde, erozyon nedeniyle, çevresi yavaş yavaş dolmaya başlayınca, önce yarımada biçimini almış olmalıdır. Yarımadanın iki yanı derelerin getirdiği aluvyonlarla zaman içinde dolduğundan, şimdiki görüntüye ulaşır. Bir zamanlar karadan 50 m uzakta, deniz içinde olduğu bildirilen Karataş, erozyon nedeniyle, günümüzde plaj kumlarının içinde kalmıştır.
ADRAMYTTEİON/ÖREN yerleşmesi sınırları içinde kalan BERGAZ TEPE ve çevresi için ilginç çağrışımlar yapmaktadır. Leleg Şefi Pedas'ın Kenti PEDASOS'un kayalar üzerinde bulunduğunu belirtmesi, bölgenin erken ve günümüzden farklı kıyı oluşumu göze alındığında ilgi çekici bir nitelik kazanmaktadır.
Önemli bir limanı ve deniz üssü olduğu bilinen ADRAMYTTEİON Kenti'nin liman kalıntılarına günümüzde de rastlanmakta olup, BERGAZ TEPE olarak bilinen kayaç yükselti önündeki dolmuş koy ve bu koyun batısına gelen alanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kesimdeki kumsalın önünde halen bazı liman ile ilintili olabilecek izlere rastlanması da bu durumu kanıtlamaktadır. BERGAZ TEPE önemli bir sit alanı olarak ön plana çıkarken, çevresinde bulunan keramik verilerinin bolluğuyla da dikkati çekmiştir. Bu kesimde rastlanan keramik buluntuları Ören üzerinde bulunanların en erkenleri olarak dikkati çekerken, kayalık oluşumuyla anılan en erken yerleşme aşamasına da işaret eder gibidir.
Ayrıca Bergaz ismi de ço ilginç Anadolu dillerinden gelen BERG, BERK kök sözcüğü Burç, hisar , uçanlamlarında. Bu kök sözcüğünden çok kent ve yerleşim var Anadolu'da, BERGAMA/PERGAMON, PERGE/PARGA, BARGYLİON, PYRGOS, BERGASA gibi...
KAYNAK: Tarihin ışığında Burhaniye, Burhaniye'nin Tarihçesi ve kültür mirası, Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ- ŞULE NURENGİN BEKSAÇ, M.A-Trakya Üniversitesi-Balıkesir Valiliği, İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nce hazırlanmış , Balıkesir İl Özel İdaresi'nce bastırılmıştır.
Balıkesir ili Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerinde Pre- Ve Protohistorik Yerleşmeler Yüzey Araştırması 1999, 18. Araştırma Sonuçları Toplantısı. Ankara 2001, S113,122, Adramytteion ve Adramytteion kazısı, Burhaniye, 2001-Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ
Körfezdeki ışık Burhaniye: CELAL TUNA-Burhaniye Belediyesi Kültür Yayını.
Tarihinde Edremit Şehri:T.H BALCIOĞLU-1937

14 Temmuz 2011 Perşembe

Orthosia/Donduran-Aydın







Aydın İli'ne bağlı Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almakta. Donduran Köyü, Nazilli'nin güneybatısında, bağlıl bulunduğu ilçe merkezi Yenipazar'ın 5 km. doğusunda ve Dalama'dan Yenipazar'a giden asfalt yolun üzerinde. Amasyalı Strabon Geographika'sında Orthosia'dan Karia yerleşmesi olarak söz etmekte. İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen İ.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılmış ve birçok Anadolu Antik kenti gibi Perslerin egemenliğine girer. Kentteki önemli yapılar arasında yer alan tiyatro, bir orta çağ savunma kulesi ve çeşitli yapılar ve mimari ögelerle dolu. Nekropol üzerinde ise iyi korunmuş durumda lahitler ve oda mezarlar kaliteli işçilik göstermekte.
6 ocak 2010da haberciniz. biz adlı bir sitede ORTHOSİA ile ilgili ilginç bir yazı yayınlanmıştı, bu yazıyı okumalı....
Orthosia Artemis sanlarından biri. Hellen dilinde  "doğru , dürüst, adil anlamına gelen Orthos sözcüğü var. Ancak Bilge Umar Karia kitabında diyor ki; İlkçağ ORTHOSİA kenti, bugünkü DONDURAN köyü'nün yerinde idi. Donduran adı, güçlü olasalıkla, yörenin ya da yerleşimin ANadolu'lu, Luvidili veya ardılı Karia dilinden gelme haliyle  çarpıtılmış biçimidir.


IN (İHA) - Aydın’ın Yenipazar ilçesine bağlı Donduran Köyü sınırlarına ait arazide yer alan Karia dönemine ait antik bir kent, tüm sırlarıyla toprağın altında yatıyor.

Zirvesinden bakıldığında Yenipazar görülen antik kentin, sırlarının açığa çıkarılması için ilgili kurumlar harekete geçmese de, harekete geçen define avcıları tarihi eserleri parçalamakla meşgul. Çıplak bir tepenin altında gömülü olan antik kent, geniş bir vadiden aşağı doğru uzanarak, karşı yamaçlara kadar izlerini görmek mümkün. Kentin buraya kurulmasındaki en büyük etken savunma için yüksek bir alanda olması ve kuzeyinden akan Büyük Menderes Nehri’yle bereketli ovasının yakınında bulunması.

Aydın İli'ne bağlı Yenipazar İlçesi’yle, Donduran Köyü arasında yer alan Orthosia Antik kenti, Strabon’a göre bir Karya yerleşmesidir. M.Ö. 7. yy.da Kimmerlerin saldırısına uğrayan Orthosia, Lydia Kralı Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçer. M.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılır ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin egemenliğine girer. M.Ö. 167 yılında Karialıların Rodos egemenliğine karşı başlattıkları ayaklanmada önemli rol oynayan Orthosia, Roma çağında Alabanda’ya bağlıydı. İlk sikkelerini Büyük İskender sonrası dönemde basmıştır. Zengin olmamakla birlikte, Orthosia’da dağ kristali yatakları vardır. Orthosia Hellen dilinde Artemis’e yakıştırılan isimlerden biri olup “dürüst,doğru ve adil” anlamına gelmektedir. Büyük olasılıkla bu sözcük Luwi veya Karya dillerinden alınarak Hellenceye uydurulduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde antik kentin taşlarından devşirme olarak yapılan bir kaç ev bulunmaktadır.

Büyük kısmı toprak altında olan Orthosia’nın, ortaçağa ait kalesinin surları oldukça iyi durumda görülmektedir. Antik kente ait bazı odalar, yöre insanları tarafından hayvan barınağı olarak kullanılmaktadır. Antik kente ait olan bazı lahitler, hayvanların su içmesi için yalak olarak kullanılmaktadır.

Yöre halkı tarafından Toroslar olarak bilinen Orthosia’nın bulunduğu bölgede, bölge halkı zeytincilikle uğraşmaktadır. Antik kentin üzerindeki zeytinliğin sahibi Donduran Köyü’nden Gürdal AVCIOĞLU “ yıllardır buraya birçok insan geliyor. Gelenlerin çoğunun tarihi eser kaçakçısı olduklarını tahmin ediyoruz. Gündüz bir şey yapamıyorlar. Sabah araziye gittiğimde birçok yerin kazılmış olduğunu görüyorum. O zaman anlıyorum ki gece burda kazı yapmışlar. Bunun takibi çok zor. Burda sürekli bekçi durması lazım. Belki o zaman kazamazlar.” Dedi. Antik kentin yakınlarındaki zeytinliğin sahibi Donduran köyü’nden 84 yaşındaki Mehmet İBİLİ “ ben çocukken, bu antik kentten taşları yükleyip Yenipazar’a götürerek ev yaptılar, duvar yaptılar. Çok taş götürdüler. Eniştemin bahçesinde portakal ağacı dikmek için kazıldığında, mozaikler çıktı. Burda nereye kazsan tarih çıkıyor. Yalnız defineci çok geliyor. Bize çok yer soruyorlar. Biz bilmiyoruz, diyoruz” dedi.

Bakir alanlarımızda bir çok tarihi eserler bulunmaktadır. Zengin olma hayali içindeki tarihi eser kaçakçıları tarafından, korunmasız olan bu eserlerimiz tahrip edilmektedir. Bu konuda yöre insanlarının mutlaka bilinçlendirilmesi, duyarlılık sağlanması ve ilgili kurumların da hassasiyet göstermesi gerekir. Antik kente çok yakın Direcik Köyü’nün yanıbaşında, yöre halkının Lale Tepe dediği kış aylarında bile anemonların çıktığı arazide bir yükselti var.

Lale Tepe’nin tam ortasında bulunan bu yükselti bir tümülüs. Tümülüste Karya dönemi’ne ait antik bir kaya mezarı bulunmakta. Önemli bir kişiye ait olduğu görülen kaya mezarının, bölge taşlarından çok düzgün bir şekilde işlendiği görülmektedir. Tümülüsün üzerindeki bu delik, 15 yıl öncesine kadar yokmuş. Yukarıda açılan delikten mezarın taşlarına ulaşılmış ve mezarın üst kapakları parçalanarak içeriye girilmiş. İçeriye girildikten sonra, mezarın tabanında da bir kazı çalışması gerçekleşmiş. Lale Tepe, Direcik Köyü’nde yaşayan gençlerin bahar aylarında eğlence yaptıkları ve çok sevdikleri bir alan. Bu alandaki kaya mezarının üzerinde toprak kaldırıldığında, mezar tamamıyla ortaya çıkacaktır. Çevresinin düzenlemesi ve temizlenmesiyle önemli bir tarihi esere sahip olacak Direcik Köyü, bölgeye gelen yerli yabancı turistlerce gezilebilecek ve yöre insanın ekonomisine güç katacaktır. Eser gün ışığına çıkacağından, korunması ve gözlenmesi daha iyi olacaktır.





13 Temmuz 2011 Çarşamba

Airai/Demircili Limanı- Sığacık Körfezi




Demircili Koyu - Korykos (Kıran) Dağı'nın kuzeyinde, her iki yanı koylarla çevrelenmiş küçük ve çok güzel bir yarımada üzerinde, İ.Ö. 8. yüzyılın sonlarından beri iskan edilmiş olan antik AİRAİ/AERAE

kenti yer almakta.
Bugün Sığacık adını taşıyan büyük körfez, Korykos (Kıran) Dağı'nın hemen doğusundadır. Bu dağın kuzeyinde Teos'a ait son kasaba durumundaki, küçük fakat en azından İ. Ö. 8. yüzyılın sonlarından beri iskan edilmiş Airai (Demircili/Ada) yer alıyordu. Thoukydides (VIII 18-19) ve Strabon'da (644) Erai adıyla anılan bu küçük kasaba bir yarımada üzerine kurulmuştu ve iki doğal limana sahipti.

TEOS/Sığacık antik kentinin territoriumu yani etki alanında bulunan AİRAİ'den kalanlar az, oraya buraya savrulmuş mimari ögeler, kıyısında liman ve iskele kalıntıları var. Ancak AİRAİ'de bilimsel bir kazı çalışması yapılmadığını da belirtmek gerek.
Airai adı, Anadolu'lu bir adın Hellen ağzına uydurulup değiştirilmiş bir biçimi de olabilir. Aira sözcüğü eski Hellen dilinde hem demircinin çekicini hem de Karamık dediğimiz bitkiyi anlatır. (Prof:Bilge UMAR . Ionia sayfa:90) Airai denizden az içerideki Demircili köyünün güney yakınında bulunur. Demircili'ye karadan gidersek, Urla üzerinden geçmeliyiz. Urla üzerinden güneybatıya uzanan bir yol, 5. kmden sonra ikiye ayrılır, güneybatıya doğru gidilince kısa bir süre sonra Yağcılar köyüne varılır, sola saparak güney doğrultusunda yolu sürdürüldüğünde 5km. sonra DEMİRCİLİ Köyüne varılır. 2km gittiğinizde de deniz kıyısına ve AİRAİ 'nin bulunduğu güpgüzel yarımadaya, akvaryumu andıran lacivert denize ve kumsallara varırsınız. Bu yüksek yarımadaya yöre halkı Ada der. Kentin ilkçağ tarihçesi ile ilgili bilgimiz az olsa da, Atina yandaşları ile Sparta'lılar arasında bir savaşım döneminden bahsi, AİRAİ'nin de Atina bağımlıları arasında kalmışken, KHİOS/SAKIZ adası donanmasının desteğiyle ATİNA'ya başkaldırdığını yöreyi iyi bilen Tarihçi THOUKYDİDES'ten öğrenmekteyiz. Kentteki kalıntılar bir çok kıyı kentinin başına geldiği üzere, başka yerlerde ve civardaki yapılarda kullanılmak için çalınmış ve götürülmüştür. AİRAİ kentinin yeri bize çok etkili bir peyzaj sunar, görülmeye değerdir. Nekropolis kıstağın karaya bağlandığı yerden biraz yukarıdadır. Kaçak kazılarla açılmış mezarların KLAZOMENAİ türü lahitlere benzediği söylenebilir.




Fotografların bir bölümü için Sevgili Araştırmacı arkadaşım ALİ RIZA AVCAN'a çok teşekkür ediyorum.
                                 AİRAİ  Kalıntıları


Demircili Köyü























Adramytteion/Ören- Yılanlı Tepe

ADRAMYTTEİON/ÖREN/KARATAŞ yerleşmesiyle ilişkili olan diğer bir yükselti Yılanlı Tepe’dir. Yılanlı Tepe, Ören’in hemen arka tarafında, Ören ile Burhaniye kent merkezi arasında, kalan bir yükseltidir. Bir kült merkezi olduğu izlenimini vermektedir.
Ören yerleşmesi yanı başında bulunan YILANLI Tepe günümüzde çok ağır bir tahribat göstermekteyse de tepenin bir köşesinde kayaya oyulmuş hazneler ve tahrip edilmiş olması sebebiyle zorlukla fark edilen bir altar düzenlemesinin izleri sçilebilmekte olup, 2002 yılında yapılan yüzey araştırması esnasında Roma Dönemi keramik parçalarıyla birlikte bir kandil sapına rastlanmış olması dikkat çekicidir. Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ Tarihin Işığında Burhaniye S:31.
Ören Mahallesi’nin kuzeydoğusunda yer alan Yılanlı tepe ilginç bir kült yeri özelliği taşımaktadır. Tepenin doğu-güneydoğu yönüne bakan kesimi üzerinde kayaya oyma üç dikdörtgen hazne, bunların hemen alt tarafında çeşitli kaya düzenlemeleri yapılmış set ve altında doğu-güneydoğuya bakan oyma duvarlar yer alır. Kaya düzenlemeleri yapılmış kesimde pişmiş toprak kandil parçalarına rastlanılmıştır. Kaya düzenlemeleri ve kandil parçaları, tepenin kaya kültleriyle bağıntılı bir kült yeri olduğuna işaret etmektedir.
Adramytteion’un ayrılmaz bir parçası olan Yılanlı Tepe ve buluntuları, kentin kuruluşunun
oldukça eskiye dayandığını göstermektedir.Ayrıca tüm yüzeyi de Roma çanak çömlek parçaları ile doludur.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Adramytteion/Burhaniye/Kaya Sunakları-5 Hisarköy



Hisar Köyü
      Burhaniye’ye 6 km uzaklıkta ve kentin güneybatısında, yüksek bir tepenin dibinde kurulmuş bir çağdaş köydür.   Kıyı düzlüklerinin gerisinde ve yükseltiler arasında olup Karınca Deresi (Antik OLLİOS) ile ilintili bir konumdadır.
        Hisar köyü, antik çağda Bergama’dan körfeze doğru gelen bir yolun üzerinde bir yerde kuruludur.  Köyde rastlanan sütun parçaları, düzenli ve düz yolları, buranın  Orta çağ yerleşimi olduğunu belli etmektedir.



           Köyün eski adı “Assar” dı. Köyün yanıbaşında yükselen  Hisar Tepe’ye “Assar Tepe”’de denilmektedir. Tepenin üst kesiminde  bir kaleye ait çok az kalmış burç ve duvar parçaları günümüze ulaşabilmiştir. Kale yüzeyinde görülen  Demir Çağ ve  bol miktarda  Roma-Bizans dönemine ait  çanak çömlek parçaları  buranın  eskiden beri kullanıldığını göstermektedir. Kale içinde  tamir görmüş  bir sarnıç ta vardır. Sur kalıntıları ve sarnıç Bizans dönemine tarihlenmektedir. Hisar  Tepe  Kalesi Bergama’dan  Adramytteion’a gelen yol üzerinde  kurulmuş bir Orta Çağ kalesiydi[129].
        



Hisar Köy Altarı. Hisar Köy’ün bitişiğinde yükselen tepede, Orta Çağ’a tarihlenen bir kalenin sur kalıntıları vardır. Kalenin orta kesiminde kalan tepenin zirvesinde doğal kayaya oyulmuş basamaklar ve batı yöne bakan iki sunak (altar) yer alır.
Zirvedeki kaya kütlesinin kuzey tarafında sarnıç benzeri oluşum ve onun gizlediği bir mağara, tepedeki kültsel oluşumu tamamlamakta.
Kaynaklar: Prof. Dr. Engin BEKSAÇ'ın Edremit Körfezi çevresi araştırma raporları-Kültür Bakanlığı...


 

Adramytteion/Burhaniye/Kaya Sunakları-4 Kuyumcu Kaplan Sivrisi Akropolü (Trarion)

Burhaniye’nin güneyinde, ilçe sınırlarına yakın yüksek kesimlerde  kalan bölgede Kuyumcu Köyü’ndeki Kaplan Sivrisi ve Kırtık Köyü’ndeki  Ballıktaş ile dikkat çekicidir. Bunlar, kültistik özellikleri yanında, iç bölgelerde yer alan taş ve maden ocakları ile ulaşım yollarını  denetleyen yerleşmelere işaret etmektedir. Bölge  Roma Dönemi’nde yoğunluk gösteren  yerleşmelere sahip gibidir.
Edremit Körfezi ve çevresinde yüzey araştırmaları ve Kazıları gerçekleştiren yöreyi en iyi bilen bilim insanı Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ Kuyumcu köyü ve çevresindeki Kaplan Sivrisi Akropolü'nün Amasya'lı tarihçi STRABON'un Geographika'sında değindiği TRARİON antik kenti olduğunu belirtmektedir. TRARİON bazı kaynaklara ve göre Kozak Yaylası'nda Yukarıbey Köyü'ndeki kalıntılar alanına lokalize ediliyordu, böylece bu yerle ilgili yer tesbiti bilgisi de değişmiştir.







 

3 Temmuz 2011 Pazar

Burhaniye-Ören Turizm, Kültür ve Sanat Festivali'nde Arkeoloji Paneli


Festivalde bu sene konuşmacı olarak ERKMEN SENAN , Edremit Körfezi'nin Arkeolojisi, Antik kentler, Kültürü ve Turizmi  konulu bir panelde  yer aldı. Panelde ayrıca Kaya Sunakları'nın önemi başlığında bölgede yıllardır yüzey araştırması ve kazılar yapan bir bilim adamı Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ, Yrd. Doç DR. HÜSEYİN AKILLI ;ise Arkeolojik koruma çalışmalarında Restorasyonun önemi'ni anlattı.
22. Burhaniye-Ören Turizm Kültür ve Sanat Festivali 7, 8, 9, 10 Temmuz 2011