14 Aralık 2009 Pazartesi

Neon Teikhos/Arkhangelos/Yanıkköy, Menemen




















İzmir Çanakkale yolunda Menemen'den sonra görkemli DUMANLI
DAĞ (Antik SARDENE) ve yanından kıvrılan GEDİZ Nehri(Antik HERMOS, KADYS) geçer. Gediz köprüsüne yaklaşırken Buruncuk Köyündeki LARİSSA solunuzda kalır. Gediz Köprüsüne doğru yanaşınız, sağınıza kuzeye doğru bakınız. Orada birkaç km. ilerde Yanık Köy'ü göreceksiniz. Köyün hemen arka kısmında, Antik Sardene Dağının yavrusu gibi görünen bir tepecik vardır. Tepenin üzerinde yalçın kayalıklar tüm görkemiyle Menemen (Antik Maieomanieia) Ovasına bakar. İşte Neon Teikhos' un yeri burasıydı.
Neon Teikhos Yeni Kale, Yeni Duvar, Yeni Sur anlamlarına gelmekte. Ceneviz Kalesi de denmekte. Köyden ilkçağ kentçiğinin kendi yolunu izleyerek, tepeye tırmanırken, yolun yarısına yakın bir yerde, düzgün dış yüzeyi çeşitkenar formlu taşlardan, harçsız örülmüş, güzel ilkçağ duvarlarından, günümüze oldukça iyi durumda gelmiş bazı bölümler göreceksiniz Tepenin Yanık Köy'e bakan yamacından gelirken toprak bol keramik kırıklarıyla doludur. Neon Teikhos'da M.Ö 6. yüzyıldan, Hellenistik , Roma, Bizans ve hatta Erken Osmanlı dönemine ait çanak çömlek kırıklarıyla karşılaşırız.
Herodotos'un andığı 12 Aiol Kenti arasında ismi geçer. Amasya'lı Strabon da Geographica'sında değinmiştir. Kent Roma döneminde de yoğun iskan görmüşse de bu dönemle ilgili kayıtlarda adı geçmemekte. Hellenistik dönemde Pergamon Krallığının egemenliği altına girmiş olan kentin bastığı bakır sikkelerin ön yüzlerinde Athena başı, arka yüzlerinde ise baykuş motifi vardır. Bizans Döneminde kent ARKHANGELOS (BAŞ MELEK) ismiyle karşımıza çıkmakta. Resmi kazıların başlamadığı Neon Teikhos'da toprak altında ortaya çıkarılmayı bekleyen önemli kalıntılar bulunmaktadır. Köye bakan yamaçlarda, çoğunlukla teras duvarlarına ait, özenli bir işçilikle yapılmış çok kenarlı duvar parçaları görülmektedir. Yerleşmenin birçok yerinde yer yer karşımıza çıkan sur duvarı parçaları, kentin değişik dönemlerde ilavelerle güçlendirilmiş bir savunma sistemi ile çevrilmiş olduğunu işaret etmektedir. Örneğin çok kenarlı, poligonal taş duvarlar en geç m.ö 4.yüzyılda Pers egemenliği döneminde inşa edilmiş olmalıdır. Akropolisi oluşturan yuvarlak formlu yalçın kayalığın çevresi de tahkim edilmiştir. Özellikle kuzey yamaçta üst üste görülen ve değişik dönemlerde eklenmiş sur duvarları arasında en dikkati çekenler, kare ve dikdörtgen taşlardan inşa edilmiş eğimli rampa duvarlarıdır. Aşağıdaki fotoğraflarda bu duvarları da görebilirsiniz. Bu duvarlar muhtemelen Hellenistik dönemde(m.ö 3. ve 2. yüzyıllarda) inşa edilmiş olmalıdırlar. Ayrıca, kayalığın savunma boşluklarını kapatan yer yer korunmuş harçlı sur duvarları ise yerleşmenin Ortaçağın Bizans ve Erken Türk Dönemlerini temsil ederler. Sur duvarlarının dışındaki düzlükte, toprak üzerinde görülen bir zeytinyağ atölyesine ait pres ve değirmen taşları, Roma dönemine aittir ve bu atölye o dönemde Antik Sardene/Dumanlı Dağ yamaçlarının zeytin ağaçlarıyla kaplı olduğunu göstermektedir.
NEON TEİKHOS ile ilgili alıntı yaptığım, yararlandığım kaynaklar:
İlk İskanlardan Yunan işgaline kadar MENEMEN ya da TARHANİYAT TARİHİ : Prof.Dr. ERSİN DOĞER-Sergi Yayınevi-Mart 1998
AİOLİS: Prof. Dr. BİLGE UMAR: İnkilap yayınları
Bazı önemli fotograflarını misafir ettiğim, Değerli Ege'li Mimar, Restoratör TAMER PAKBEN'e çok teşekkür ederim.




























28 Kasım 2009 Cumartesi

Arykanda Antik Kenti/Arif Köyü

Bibliography
Cevdet Bayburtluoğlu, "Excavations at Arykanda 2006", ANMED (Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri) 5 (2007), 1-5
Yerleşim, güney Likya dağlarının dik yamaçlarında, Elmalı Ovası’ndan kıyıya inen eski bir yolun üzerinde yer alır. “Akropol” şehrin en alçak kısmında konumlanmıştır. Az sayıda Likya mezarı erken dönem yerleşimine işaret etmekle birlikte, yüzeyde görülen kalıntılar Helenistik ve Roma dönemlerine aittir. Arykanda antik kentinin ismi Luwi dilinde ARAUKAWANDA yani "YÜKSEK YERİN HALKI" anlamına gelmekte. Kazı çalışmaları Cevdet Bayburtluoğlu başkanlığında sürdürülmektedir.

Bu sezon (Piskoposluk Sarayı olarak bilinen) atriumlu büyük yapının kuzey ve batısında yer alan odalar ile Büyük Bazilika etrafındaki alanlarda kazı çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

Piskoposluk Sarayı, yapının doğudaki ana girişi ve buradan iki basamakla inilen giriş holü dahil tamamen ortaya çıkarılmıştır. Kuzeyinde balık-pulu desenli mozaik kaplamaya sahip büyük bir salon yer almaktadır. Bu mekan büyük olasılıkla misafir kabul salonu olarak kullanılmıştır. Giriş holünün batısında ise, yaşama mekanlarına açılan bir kapı yer almaktadır. Mutfakta yağ ve tahıl amforaları, duvarlarda yağ lambası nişleri vardır. Buluntular arasında kadın başı figürlü kemik bir iğne sayılabilir. Atriumun batısında bir banyo ve tuvaletler yer almaktadır. Burada ayrıca bir çeşme bulunmaktaydı ve drenaj kanalı Hamam VI’nınkine bağlanıyordu.

İkinci kazı alanı Büyük Bazilika’nın batısındadır. 2005 yılında apsisin dış tarafında, üstüste yerleştirilmiş ve içlerinde kadın iskeletleri bulunan parçalı taş lahit benzeri iki mezar incelenmiştir. Bu alanda ayrıca yoğun dokulu, basit konutlardan oluşan bir mahalle bulunmuştur. İncelenen üçüncü alan, güney teras duvarı ile Büyük Yapı’nın ana duvarı arasındadır. Burada 7 m genişliğinde bir alan kazılmışsa da, çok sayıda ağacın varlığı çalışmaları güçleştirmiştir. Büyük Yapı’nın güneyinde, zemin seviyesinin 3,5 m altında iki oda bulunmuştur. Burada ortaya çıkarılan buluntular arasında kilise parapet kafeslerine ait parçalar, (şapel olarak kullanıldığı anlaşılan bir odada bulunan) mozaikler ve fresk parçaları sayılabilir.

2004 yılı kazı çalışmaları iyi korunmuş geç Roma Dönemi konutları üzerinde yoğunlaşarak devam etmiştir. Yerleşimin önemli bir özelliğini oluşturan su yönetim ve dağıtım sistemi konusundaki incelemeler, 800 ton kapasiteli bir sarnıcın 2002’de başlayan kazısının tamamlanmasıyla sürdürülmüştür. Apsis planlı ve beşik tonoz üstörtülü sarnıcın su geçirimsizliği sağlanmış tabanına, erozyonun etkisini azaltmak amacıyla, konik ve çokgen pişmiş toprak karolar, dik olarak yerleştirilmiştir. Sarnıç M.S. 5. ya da 6. yüzyılda kullanımdan çıkmış olmalıdır.

Çalışmalar Büyük Bazilika’nın güneyinde iki alana, peristil planlı bir ev ve halka açık bir hamama odaklanmıştır. Peristil planlı ev, yerinde kaba işlenmiş bazı sütunlar ile mimari ve diğer buluntulara dayanarak M.S. 4. yüzyıla tarihlendirilmiştir. Diğer konutların çoğunda izlendiği gibi güney cephesinden girişli ve vadi manzarasına hakim konumdadır. 5. yüzyılda geçirdiği bir yangının ardından, peristil döşemesi geometrik mozaiklerle kaplanmıştır. Balık-pulu mozaik döşemeli diğer bir oda evin en önemli mekanı olarak tanımlanmıştır. Mozaikler kötü durumdadır. Duvarlarda alçı sıva üzerine renkli tasarımlar bulunmakla birlikte bunlar figüratif değildir. Evde az sayıda küçük buluntuya rastlanmış, güney kanadın alt katında özgün konumunda çok sayıda pithos ve amfora bulunmuştur. Batı Villası ile benzerlik göstermektedir.

Yerleşimde incelenen benzer işleve sahip altıncı yapı olan hamamın, bitişiğindeki peristil planlı evden daha eski olduğu düşünülmektedir. Apsis planlı caldariumu ile tipik Likya tipine uygundur. Frigidariumun su kanalında, çoğunluğu 4. yüzyıla ve Honorius’un hükümdarlığına tarihlenen 216 sikke bulunmuştur.