10 Mart 2010 Çarşamba

Adramytteion/Ören Antik Kenti Kazı alanı-3















Phokaia/Foça buluntusu lahitler ve nekropol kalıntıları

PHOKAİA/FOÇA antik kentinde; 1 Eylül 2006 tarihinde şafak vakti, Prof. Dr. Ömer ÖZYİĞİT Başkanlığındaki kazı ekibinin ; "aniden yapılan kurtarma kazılarıyla" çok önemli lahit buluntularına ulaşıldı.
Fotoğraflar 16 Eylül 2006 tarihinde tarafımdan çekilmiştir...Bu kazı ile Foça'nın nekropolü (eski mezarlık)ile ilgili ilginç ve sağlam sonuçlar elde edilmiştir.




7 Mart 2010 Pazar

Karaburun (Khersonesos) ve çevresinin ilkçağ tarihsel coğrafyası, Mimas






KARABURUN/Mimas
Karaburun yarımadasının Kalkolitik(Bakır çağı)çağdan itibaren iskan gördüğü anlaşılmakta.
Tunç(Bronz) çağına tarihlenen bazı bulguların ve aletlerin Manastır Köyü yakınlarındaki ÇAKMAKTEPE höyüğünde bulunması Karaburun'un çok eski bir yerleşim yeri olduğunu kanıtlamakta. Karaburun Yarımadası yani Antik KHERSONESOS Yarımadası; Karaburun Limancıkburnu, Örünyeri ve Azmakyalısı isimli bu iskanlar Erken Tunç Çağı buluntuları vermekte ve son yıllarda Arkeolog ve Öğretim Görevlisi Değerli Araştırmacı Şükrü TÜL tarafından tesbit edilmişlerdir.
Bilinen en eski adı MİMAS.Eski Karaburun'dan, bazı harita ve belgelerde, SYTELARİUS, SYTELARİOS, STELAR veya STELARİUS
isimli bir yerleşim yerinden söz ediliyor. Bilge Umar TTA kitabında Stylarios maddesinde diyor ki;
Hellen dilinde "direk, direk desteği. Karaburun yarımadasının belkemiği durumunda olan dağ dizisinin geç Bizans ve erken Osmanlı döneminde kullanılan adı.


Gene eski haritalarda CAPO CALABERNO olarak adlandırılmakta.
Yarımada TÜRK egemenliğine geçtikten sonra AHURLU veya AHIRLI olarak anılmış.
16.Yüzyılın ünlü denizcilerinden PİRİ REİS,KİTAB-I BAHRİYE'sinde yarımadanın kıyıları hakkında ayrıntılı bilgi vermiş.Ayrıca birazcık da MİMAS isminin üzerinde duralım.Bir Titan,dev adı olarak görülüyor.Ancak Prof.Bilge UMAR adın aslının LUVİ dilinden M(a)ima ,MA Halkı yani (Ana tanrıçaya tapan halk)olduğu kanısında.

KARABURUN VE ÇEVRESİNİN İLKÇAĞ TARİHSEL COĞRAFYASI
Karaburun veya eski adıyla MİMAS yarımadası üzerinde TEOS,KLAZOMENAİ ve ERYTHRAİ şehirlerinin toprakları bulunduğu bilinmektedir. Kuzeyde 1210 metreye ulaşan MİMAS(Akdağ) gerekse 600 metre olan KORYKOS (Kıran dağı)ve bunları birleştiren sırtlar KLAZOMENAİ ve TEOS'un sınırlarını oluştururlar. KORYKOS ve çevresinin ERYTHRAİ toprakları içinde yer aldığı antik kaynaklarda belirtilmektedir. M.Ö.5.yüzyıldan beri isimleri antik kaynaklarda belirtilen,ERYTHRAİ'a bağlı ufak yerleşme yerlerini biliyoruz. Bunlar biraz da verilere dayanan tahminlerle bulunmuş yerlerdir.
BOUTEİA /MELİ / MELİE Karareisçiftliği; SİDOUSA? Ahırlı ve saip, PTELEON/TOLOS Denizgiren, PYRGOS Karaburun'un Burgaz Tepesi mevkii, VOUTHİA/ VOİNİATİS Parlak,POLİKHNA Balıklıova, PHOENİCOS/Eğriliman, KORYNE Burnu ise Teke Burnu civarı. Ayrıca yörede bulunan üzerinde prohistorik kalıntılar barındıran Mordoğan'a yakıştırılan isim de MARDAWANA olup, LUWİ kökenli bir ismi çağrıştırmaktadır, Çünkü Mordoğan'da MERTEKYAN TEPE isimli 1039 metre yüksekliğinde bir tepe vardır. MELAİNA BURNU ise Karaburunun en kuzeyinde Haseki ve Kömür Burnu civarında KYBELİA adlı bir yerleşim ile yer almaktaydı. ERYTHRAİ ile KHALKİS (Ilıca?) arasındaki şimdi Şifne ve Germiyan Yalısının da bulunduğu bölgenin isminin LEOPODON olduğu anlaşılıyor. KYSSOS bu günkü Çeşme'nin antik çağdaki ismi.
KLAZOMENAİ'nin ilk iskanının erken tunç çağına kadar uzandığı kanıtlanmıştır.Bu yörenin ilk ismi KHYTRİON, KHYTRON ya da KHYTON idi. KLAZOMENAİ'ye yakın; DRYMOUSA,PELE,MARATHOUSSA gibi adlar taşıyan adalar vardır.Tıpkı ERYTHRAİ (Ildırı) çevresinde yer alan HİPPOUS ADALARI gibi,ONUS Mustafa Çelebi,PRASOLİ,MONAVTİ Ufakada,APEGA Çifte adalar,PETA yassıada,GONİ eşekadası bu adaların bilinenleridir.
KHALKİDİKİA Çeşme yarımadası'nın güneybatısında KHİOS Sakız adasına en çok yaklaştığı ARGENNON Ak burun ve daha aşağıdaki HALONNESOS Adası aşıldıktan sonra güneydoğuda KORYKOS(Kıran dağı)yöresine ve adını aynı dağdan alan KORYKİON-KORAKA (Kokar burnu) burnuna varılır.Burada da sn.Prof,Dr,H.ERKANAL araştırmalar yapmış ve çok önemli kalıntılar bulmuştur.Çılga mağarası da buradadır. Kokar burnundan sonra AİRAİ (Demircili) isimli yerleşime gelinir. TEOS bu yöredeki en önemli yerleşimdir. GERRAİDAİ adlı limanı ile ünlü Seferihisarın güzel beldesi Sığacıkta bulunan TEOS'tan içerde KYRBİSSOS adlı bir kale vardı.
Ayrıca yörede bazı yerleşim tahminleri hala sürmektedir ve daha da süreceğe benzemektedir.Çeşmealtı yöresine HYPOKREMNOS, Alaçatı koyuna ERYTHRAS,
DAPHNOUSAnın ise ERYTHRAİ karşısındaki THALOUSE adasına verilen isim olduğu önerileri getirilmiştir.ELAİOUS,HELOS,DORİON gibi küçük kale ve yerleşim yerlerinin ise nereler olduğu meçhuldur.Ayrıca bir Bizans yerleşimi olan ve bugünkü URLA ilçemizde eski cami ve yanındaki dere yakınında olduğu ileri sürülen BRYELA küçük yerleşimini de unutmamak gerekir. Karaburun ve çevresinde yapmış olduğumuz bu küçük tarihsel coğrafya gezisine daha sonra başka katkılarla dönmek üzere şimdilik bu kadar.Unutmayalım ki Karaburun ve ülkemizin ilkçağ tarihi de en az Cumhuriyet Tarihimiz kadar önemlidir ve bizim topraklarımızın ne kadar önemli bir coğrafyada olduğunu kanıtlamaktadır.

KARABURUN VE ÇEVRESİNİN İLKÇAĞ TARİHSEL COĞRAFYASInın kaynak kitap listesi
ERYTHRAİ,Prof.Cevdet BAYBURTLUOĞLU Türk Tarih Kurumu Yayınları 1975
ESKİ ÇAĞDA EGE VE İZMİR Prof.Ekrem AKURGAL Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı 1993
EGENİN YEL DEĞİRMENLERİ Tepekule tarih dergisi Şükrü TÜL Yaz 2000
ADALAR DENİZ KILAVUZU Ahmet Rasim Barkınay Prof.Mustafa PULTAR Denizler Kitabevi 2005
ESKİ ÇAĞDA EGE BÖLGESİ George BEAN Arıon yayınları 1966,1979
IONİA Prof.Bilge UMAR İnkilap yayınları 2001
TÜRKİYEDE TARİHSEL ADLAR Prof.Bilge UMAR İnkilap yayınları 1993
İLKÇAĞDA İZMİR Cecıl John CADOUX Çev.Prof.Bilge UMAR İletişim yayınları 2003
DESTANLAR ÇAĞINDAN 19.YY.A İZMİR Konstantınos OIKONOMOS F.SLAARSÇev.Prof.B.UMAR İletişim yayınları2001
ANADOLUNUN TARİHİ COĞRAFYASI 1 Prof.Dr.Veli SEVİN Türk Tarih Kurumu yayınları 2003
ANADOLUNUN TARİHSEL COĞRAFYASI W.W.RAMSAY Çev.Mihri PEKTAŞ MEB yayını 1960
ANTİK ANADOLU COĞRAFYASI STRABON Çev.Adnan PEKMAN Arkeoloji ve sanat yayınları 1987
İZMİR'İN SMYRNASI,Paleolitik çağdan Türk Fethine kadar Prof. Dr. Ersin DOĞER İletişim yayınları 2006
BATI ANADOLU ARKEOLOJİ HARİTASI VE KİTAPÇIĞI Rüstem Duyuran Ege Turizm Cemiyeti Yayınları 1952
ARCHAEOLOGICAL MAP OF WESTERN ANATOLIA Lale NAİM Tifset Tesisleri Basım yılı?

4 Mart 2010 Perşembe

Atarna/Atarneus Antik Kenti/Dikili, Ağıltepe-2



Bergama'nın az kuzey batısında, antik Teuthrania(Kalarga Tepe/ Ovacık Köyü yakınları, hani şu yabancıların altın aradığı köy) kentini ve dolayısıyla Bakırçay ovasını geçince Dikili yolu çatısında bir tepe göreceksiniz.İşte orası ilkçağlarda etrafı denizle çevrili bir kent olan ATARNA/ATARNEUS'tur.Dikili'ler oraya AĞILTEPE/KALE TEPE diyorlar.
Tepeye ulaşmak biraz yorsa da yerlerde göreceğiniz Roma,Bizans Dönemi keramik kırıkları ve yukarıda azımsanmayacak bir antik kent kalıntısı ile karşılaşırsınız,ama gene üzülürsünüz,gene defineci teröründen nasibini almıştır bu görkemli tepedeki tarihsel kent. Bir tabela bile yoktur ünlü ATARNA kentini hatırlatan.(Bu hatırlatmadan sonra bir tabela konmuş olsun, ah yanılsam..)
2006 yılında yaptığımız gezide çekilen fotoğraflarla kalıntılar hakkında biraz bilgilenelim.Atarna bilimsel bir kazıyı bekleyen kentlerimizden.
Görkemli kent surlarını kalıntıları,tiyatro yeri, propylon, sarnıç ve evlerin izlerini görmek mümkün,
Atarna/Atarneus ile ilgili kaynaklardan seçmeler:
Geoghrapika-Strabon-Ark.ve Sanat yay.
Aiolis-Bilge UMAR-İnkilap yay.
Mysia ve ışık insanları-Sefa Taşkın-Sel yay.
Çandarlı:Eyüp ERİŞ Çandarlı belediyesi yay.
Anadolu'nun tarihsel coğrafyası-Prof.Dr.Veli SEVİN TT.K yay.
Anadolu'da Romalılar-Batı Anadolu Kent Devletleri-David MAGİE-Çeviri :N.BAŞGELEN,Ö.ÇAPAR Ark ve Snt.yay.
Anadolu'da Romalılar-Batı Anadolu'da zenginlikler-David MAGİE Ark ve snt.yay.
Batı Anadolu Bölgesinde Kültür Gelişmesinin ana hatları-Dr.Reınhard STEWİG Çev.Ruhi TURFAN,M.Şevki YAZMAN
İTÜ Mimarlık fakültesi Şehircilik Enstitüsü -1970
Geçmişten Günümüze Dikili,Mysia.Atarneus-İbrahim MUTİ-Ege Basım
Genel Nümizmatik Sözlüğü-Ahmet Semih TULAY Arkeoloji ve sanat yay.
Türkiye'nin Antik Meskukatına Dair Bibliografya-E.BOSCH Türk Tarih Kurumu Yay.1949






ATARNA/ATARNEUS; KISA TARİHİ:
Mysia bölgesinde, Kıyısal Aiolis yakınlarında antik Elaitikos (Çandarlı) körfezi içerisinde, İzmir-Çanakkale yolunun doğusundaki Dikili kavşağının karşısında, Ağıltepe mevkiinde, yaklaşık 157 m. yüksekliğinde bir tepe üzerinde. Atarna; Pergamon krallığının ileri karayolu konumunda idi.
Atarneus veya Atarna sözcüklerinin eski Helen dilinde hiçbir anlamı yok. Kentin ilk isminin Mysia dilinden gelme Atarna olduğu. Bu isim yalnızca kente değil, çevredeki ovaya da verilmiştir. İsmin bugün Dikili’nin kuzey-doğusundaki Nebiler köyü ılıcasından geldiği de bir başka iddia..
Persler Batı Anadolu’yu egemenlikleri altına aldıktan sonra içerisinde Atarneus’un da bulunduğu yöreyi ödül olarak Khios’lulara (Sakız adası) vermişlerdi. M.Ö.494’de Lade deniz savaşında Perslere karşı yenilen Batı Anadolu Helenlerinden Miletoslu Histias elinde
kalan birkaç gemiyle korsanlığa başlamıştı. Askerlerine yiyecek bulmak amacıyla Atarneus’a geldiği zaman Pers komutanı Harhagos’un saldırısına uğrar ve Atarneus’u yağmalamak için geldiği iddia edilerek yakalanır. Cezalandırılmak üzere Sardes’e götürülürken de yolda ölür.
M.Ö.480’de Yunanistan Seferine çıkan Xerkes Kaikos’u (Bakırçayı) aşmış, Aterneus’u ele geçirdikten sonra Karine (Nebiler öyü ılıcası,Gökçeağıl köyü yakını)kentine ulaşmıştır. Ancak Atarneus yöresinin yönetimini yapan Khios’lular bu kenti sürekli üs olarak kullanarak, güneydeki İon kentlerini yağmalamışlarr. Bu arada Batı Anadolu’daki kentleri Perslere karşı savunmak için gönderilen Sparta’lı Derkylidas, Khios’lularla mücadele etmiş, kenti kuşatmıştır. Atarneus sekiz aylık bir kuşatmadan sonra teslim olmuş, bu defa da kent Spartalıların üssü konumuna gelmiştir.
M.Ö.362’de Bergama yöresindeki kentlerin hemen hepsi Perslerin Lydia valisi ve aynı zamanda Pers Hükümdarı I.Ardeşir’in kardeşi Keyhüsrev’e karşı ayaklanmışlardır. Bu arada Pers komutanı Mennon, Kral Hermias’ın onuruna bir şölen düzenleyerek barış çağrısında bulunmuştur. Memnon’un aldatmak amacında olduğunu anlayamayan Kral Hermias bu davete katılmış ve esir edilerek Keyhüsrev’e teslim edilmiştir. Ancak Persler Atarneus önünde yenilirlerse de kent sonunda teslim olur.
ATARNA/ATARNEUS KALINTILARI:
Aterneus’da yeterince bir bilimsel araştırma ve kazı yapılamadı.Akropol’de kent surlarının bazı kalıntıları günümüze gelebilmiş. Pergamon İmparatorluk dönemine tarihlenen sur duvarları içerisinde yer yer yapı kalıntıları var.Atarneus kazılamamış olmasına karşılık M.Ö. V-VI.yy.larda yapıldığı sanılan tiyatro, propylon ve evlerin izleri açıkça görülebilmektedir. Tapınak izleri görülebilmekle beraber tarihi kaynaklardan M.Ö.399’da Pergamon’a gelen onbinlerin komutanı Xenofon’un savaşında bu anıtlardan söz edilmektedir.
Not: Geçen yaz Alman bir ekip, ATARNA/ATARNEUS'ta ciddi bir yüzey araştırması yapmaya başladı..Araştırmalar, arkeolojik kazılara dönüşmek üzere, bu tabi ki çok sevindirici bir gelişme..


Ocak 2006da Dikili Bademli'li Taş ve Yapı ustası arkadaşım Sevgili Yılmaz ile beraber gezdik, Atarna'yı...Kendisini fotoğraflarda
izliyorsunuz. Yılmaz'a çok teşekkür ediyorum, sevdikleriyle bir ömür mutluluklar diliyorum....
Atarna/Atarneus'la ilgili 1. bölüm 7 nisan 2009da yüklendi.
http://erkmensenan.blogspot.com/2009/04/atarna-antik-kentidikili-agltepe.html