25 Aralık 2009 Cuma

Antik Sapanca Gölü/Sapana, Sophon, Baanes

Böylesi güzel ve gizemli bir gölün tarihsel coğrafya kayıtlarında yer
almaması düşünülemez tabi ki..
Sapanca Gölü'nün ve onun güneydoğu yakınındaki dağın İlkçağdaki ismi ;
SOPHON... Aslında Bilge Umar Türkiye'deki tarihsel Adlar kitabında bu
adın Anadolu Luvi ya da ardılı dillerden gelme biçiminin SAPANA, daha
doğrusu SWAPANA, "Güzel su ülkesi" olduğunu söylüyor..Swapana
hellenceye uydurulmuş, Sophon edilmiş...Anadolu'da bu isimde başka
yerleşimler de var..Abanda ismi de bu yakınlıkta bir isim..Swapana,
Abana, Aband, Sophon hatta Anadolu'daki Sübhan, Süphan dağı isimleri
de aynı anlamlarda ve Anadolu dillerinden geliyor..Fırat kıyısında
Sophene/Sophanene isimli bir bölge de var.. Sapana isminin Hellen
dilne adapte edilmiş hali olan Sophon'un Hellen dilindeki anlamı ise
"akıllı" ..Ama hellen dilindeki anlam gene hiç "akılcıl" değil.
Büyük İskenderle başlayan Küçük Asya'yı Perslerden kurtarma operasyonu sonrası Hellenistik Dönem Uygulayıcıları; tüm Luvi, Pelasg ve ardılı diğer Anadolu dillerini kendi dillerine uydurmaya çalışmışlar...
Sapanca adının ilkçağ evriminden sonraki gelişmeleri ise şöyle...
Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Buanes/Baanes/Siedra/ Sophon/Sofhan veya Sofhange adıyla
anılmıştır. Raif Kaplanoğlu'nun Prof. Dr. Halil İnalcık'ın araştırmalarını temel aldığı kitabı Osmanlı Devletinin Kuruluşu adlı yapıtında Bizans dönemi haritasında ise Sapanca Gölü SİEDRA/ BAANES olarak gösteriliyor. W.M Ramsay'ın Anadolu'nun Tarihsel Coğrafyası'nda 206. sayfada 64-de değiniyor. Sapanca ve çevresine 1075 tarihinde Anadolu Selçuklu'ların
gelmesiyle bölge Ayan veya Ayan köy adıyla anılmaya başlanmıştır.
Haçlı Seferleri sonrasında bölge yeniden Bizanslılara geçmiştir.

Osmanlı hükümdarı Orhan Bey zamanında Akçakoca tarafından bölge
fethedilmiştir. İlçenin gelişmesinde en önemli etken, tarihi ipek
yolunun üzerinde konaklama yeri olarak bulunmasıdır.
Gerçek anlamda M.Ö. 378'de Bitinya Krallığı tarafından kurulmuştur.
Bitinya Krallığı döneminde ''Komakessanon'' daha sonraki Bizans
İmparatorluğu döneminde ''Buanes, Sophon, Sophonga''gibi isimlerle
anılan Sapanca,Selçukluların bölgeye gelmesiyle ''Ayan'' ve
''Ayanköy(Ayangöl)'' olarak anılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sapanca için kullanılan isimlerse
''Sabancı Hoca veya Sabancı Koca''dır.Kurtuluş Savaşı'nın kazanıldığı
yıllara kadar ismi daha çok ''Sabanca'' olarak telaffuz edilmişti








23 Aralık 2009 Çarşamba

Pyrrias, Hermaion ve Phoneas'tan Rumelihisar ve çevresine

















Rumelihisarı ve çevresinin Bizans dönemine kadar olan en eski ismi ilginç bir biçimde Luvi ve diğer ardılı Anadolu dillerinde de çokça görülen "uç, öncü, Hisar," anlamına gelen "Pura" kökünden kaynaklanan bir isim olduğu izlenimi veren "Pyrrias"...
Pyrrias ile ilgili kaynaklar:
İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan Boğaziçi /Bosphorous Antik haritası
İSTANBUL TÜRK KALELERİ, Yazarı : ALBERT GABRIEL Yayınevi : TERCÜMAN 1001 TEMEL ESER Kitapta Rumelihisarı'nın eskiçağdaki isminin "Pyrrias" olduğu vurgulanıyor.
Ayrıca P.A. DETHİER'in Boğaziçi ve İstanbul kitabında 81. sayfada Rumelihisarı ile ilgili bilgilerden sonra isminin "NEON PHRURİON" yani" Yeni Hisar "olduğu belirtiliyor. Burada da "Pura" kökünün "Phrurion" olarak kullanıldığını görüyoruz.
Tepenin ismi Hermaion Tepesi.Rumelihisarı; Prof. Dr. Semavi Eyice'nin Bizans Devrinde Boğaziçi kitabında PHONEAS adıyla anılıyor. Ses teması boğazın geçişlerinde oluşan sesleri anlatmakta...Ancak İstanbul Arkeoloji Müzesi haritasında Phoneas Baltalimanı'na lokalize ediliyor.
Boğaziçi'nin Eskiçağ tarihi ve yer adlarıyla ilgili en geniş kaynak bence PETRUS GYLLİUS'un " yani "İSTANBUL BOĞAZI" adlı yapıtı. (Eren Yayınları; Latince'den Çeviren ERENDİZ ÖZBAYOĞLU) Burada 111 sayfada Hermaion Burnu ve Boğaz'ın hızlı akıntısı; Pyrrhias Kyon; Boğaz'ın en dar geçidi; Dareios'un köprüsü...adlı bölümü okumak gerek...
Bir diğer önemli kaynak ise DİONYSİOS BYZANTİOS'un BOĞAZİÇİ'NDE BİR GEZİNTİ/ANAPLOUS BOSPOROU (YKY) adlı kitabında da PYRRHİAS KYON Kızıl köpek olarak değerlendiriliyor.



20 Aralık 2009 Pazar

Kaunos/Kbid/Dalyan-Köyceğiz

KAUNOS/KBİD:
Köyceğiz gölünü(KAUNİA) Akdenize bağlayan Dalyan Çayının(KALBİS)sağ kıyısında bugünkü DALYAN kasabasının karşısında yer almakta. Döneminde bir liman kenti durumunda olan şehir, Dalyan deltasının oluşması nedeniyle bugün deniz kıyısından uzaklaşmış. Kent merkezi, Kaunia-Köyceğiz gölünün denize akan ayağının getirdiği alüvyonlarla dolan ve günümüzde SÜLÜKLÜ adıyla bataklık bir göle dönüşmüş limanın kuzeydoğusundaydı.Bir KARİA bölgesi kenti olmasına karşın, LYKİA sınırında bulunmasından dolayı Lykia özellikleri gösterir. LYKİA yazıtlarında ismi KBİD, KSİBDE olarak geçmektedir.
KAUNOS antik kenti ANADOLU'daki DOĞAL ve TARİHİ HARİKA'lardan birisidir.
Geçenlerde 2006 Mart ayı içersinde Dalyan sazlıklarından bir kısmı yandı veya yakıldı.Böylesine değerlerimizi korumak zorundayız, belki gelecek nesiller bu kültürel değerlerin kıymetini bizlerden daha fazla bileceklerdir.
Kaunosla ilgili çok kaynak kitap var. Benim bu bölümde herkese önerebileceğim Kaynak Kitap ise;
KAUNOS/KBİD (35 Yılın Araştırma Sonuçları-1966-2001)Baki ÖĞÜN-Cengiz IŞIK-A.DİLER-O.ÖZER-B.SCHMALTZ-Chr. MAREK-M.DOYRAN Orkun,Ozan Medya Medya a.ş yayını 2001










Larissa /Menemen, Buruncuk-2