17 Temmuz 2011 Pazar
16 Temmuz 2011 Cumartesi
Dikili ve çevresi, Deliktaş, Katıralan, Zindancık ve Hatipler Kalesi
Deliktaş
Kaya merdivenlerKaya oyma küçük oda
Deliktaş'taki zindan
Deliktaş'ın kayaya oyma mezarları, lahitleri
Deiktaş Kaya mezarları
İZMİR (İHA) - Kültür Bakanlığı'nın izniyle, Almanya Münih Üniversitesi'nden bir ekibin çok sayıda Türk uzmanın da katılımıyla birlikte gerçekleştirdiği arkeolojik yüzey araştırmaları yapan ve Aterneus antik kentinin tarihçesi ile ilgili Dikili'de konferans veren Arkeoloji ekibi araştırmaya devam ediyor. Aterneus Kentinin Proje sorumlusu Prof. Dr. Martin Zimmerman, Proje Görevlisi Dr. Güler Ateş, Kültür Bakanlığından görevli Arkeolog Ertan Yılmaz Deliktaş köyünde Zindancık ve Katıralan köyünde Hatipler Kalesinde yüzey araştırmaları yaptılar. Çalışmalara Dikili Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü de destek vererek katıldı. Araştırma ekibi Deliktaş'ın Zindancık denilen yerinde ve buradaki eski kaya mezarlarının bulunduğu yerde bolca araştırma yaptı. Aterneus Kentinin Proje sorumlusu Prof. Dr. Martin Zimmerman burayı çok beğendiğini ifade ederek kalıntıların fotoğraflarını çekti.
İLK DEFA BİR ARKEOLOG ELİ DEĞİYOR
Daha sonra Katıralan köyünün yakınlarında bulunan Hatipler kalesine gidildi. Helenistik dönemden kalma düzenli konmuş kesme taşlardan oluşan örme duvarlara hayran kalan ekip buradaki araştırmalarında M.Ö 2000'li yıllara dayanan çanak, çömlek parçaları topladı. Araştırmaya katılan Dikili'deki Aterneus Antik Kentinin Proje görevlisi Dr. Güler Ateş bu bölgenin hiçbir resmi kaynakta bulunmadığını ifade ederek "Dikili olağanüstü ve Arkeolojik açıdan çok zengin bir bölge. Daha önce çok detaylı araştırma yapılmamış. Halk arasında Hatipler Kalesi denilen yerde çok güzel bir yer. Harika bir manzaraya sahip ve dağın eteklerinde bulunan yerleşim kalıntıları çok düzenli. Antik dönemde bu kenti çok güzel bir yere kurmuşlar. Ancak bu kent hiçbir resmi kaynakta geçmiyor. Belki de buraya ilk defa bir Arkeolog eli değiyor. Bu sebeple de çok mutluyuz" dedi. Ateş "Biz burada araştırma yaparken Dikili Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün de bu araştırmalara katılması bizi çok mutlu etti. Arkadaşlarımız Dikili tarihine çok duyarlılar. Bizim gibi bilimsel araştırma yapan ekiplere desteklerini ve duyarlılıklarını sürdürmeleri Dikili Antik tarihinin aydınlatılmasına hız verecektir" dedi.
ARKELOJİ MERAKLILARINININ ZİYARETİNE AÇILABİLİR
Kültür Bakanlığından görevli Arkeolog Ertan Yılmaz'da "Aterneus Antik Kenti, Katıralan köyü Hatipler Kalesi ve Deliktaş köyündeki Zindancıkta Kültür Bakanlığı ile birlikte bir çalışma yapılırsa buradalar Antik tarih meraklılarının ziyaretine açılabilir. Arkeologlarımız buranın tarihini meydana çıkarıp buraları tabelalarla destekleyip plan ve projeleri ile deşifre edebilirler. Buraları ile ilgili hazırlanacak broşürlerde tur operatörlerine dağıtılarak turizme açılabilir" dedi. Zamanında Aristo'nun da burada yaşadığını bu şehirde düşünür ve filozofların yetiştirildiğini tekrar vurgulayan Yılmaz; "Gazete haberlerinde Dikili'deki kültürel etkinlikleri, sosyal faaliyetleri sık sık okuyoruz. Aterneus'un Antik çağdaki insanlarının kültürünün genetik olarak Dikili halkına geçtiğini düşünüyorum" dedi.
15 Temmuz 2011 Cuma
Lade Adası/Batmaz Tepeleri-Maiandros Deltası
MAİANDROS/Menderes ağzındaki eski LATMOS Körfezinin (Şimdiki BAFA GÖLÜ) Ege Denizine açıldığı yerde, MİLETOS kenti yanıbaşında küçük bir ada bulunurmuş. Şimdi LATMOS Körfezi'nin batı yarımı, MAİANDROS'un taşıdığı kum dolgusuyla karaya eklendiği, ovaya dönüştüğü için ada durumunu yitirmiştir; üzerindeki küçük tepelere günümüzde (Latmos'tan bozma bir adla) BATMAZ TEPELERİ deniyor.
LADE adının aslının, Luvi dilinde Ana Tanrıçayı kasdeden LADA olduğu açıktır. (BİLGE UMAR-Türkiye'deki Tarihsel Adlar. Sayfa:498)
Samos/Sisam adasına doğru bir çıkıntı yapan ve önceleri MYKALE (Dilek Yarımadası'nın bulunduğu burnun) burnu da denen TROGLİON (Dip Burnu) aşıldıktan sonra, MYKALE/SAMSUN Dağının güneyinde, büyük fakat fazla derin olmayan LATMOS Körfezi'ne (LATMİKOS KOLPOS) geliniyordu. Batı uçtaki MİLETOS'tan doğu uçtaki HERAKLEİA'ya değin derinliği 20km.yi bulan ve adını doğusundaki LATMOS (Beşparmak) Dağı'ndan alan bu körfezin çevresi, Herodotos'un Karia'da kurulmuş olarak kümelediği PRİENE, MYOUS ve MİLETOS Kentleriyle ve son olarak da bu kümeye girmeyen ve hatta Karia'lı karakteri ağır basan doğu uçtaki HERAKLEİA tarafından kuşatılmıştır. Bugün MAİANDROS/Menderes ırmağının getirdiği alüvyonlarla dolmuş olan körfezin ağzında, ününü İ.Ö 494 yılında Pers'ler (İran'lılar) arasındaki deniz savaşına borçlu olan LADE (Batmaz Tepesi) bulunmaktaydı.
Evet LADE eski bir adaydı, şimdi ise Menderes deltasının ortasında BATMAZ TEPELERİ isimli bir tepecik veya tepecikler.
Kaynaklar: Anadolu'nun Tarihi Coğrafyası: Prof. Dr. VELİ SEVİN, Türk Tarih Kurumu Yayınları-2003
Adramytteion/Ören-Bergaz Tepe
Bergaz Tepe bu günkü yerleşimlerin yönünden bir bakış.
Bergaz Tepe'nin üstünden (İçinden) Adramyttenos/Edremit Körfezi'ne ve antik liman yönüne bir bakış.
Bergaz Tepe'den Ören Plajı, Antik Liman çevresi ve Edremit Körfezi'ne bakış.
Bergaz Tepe'den Edremit Körfezi (Adramyttenos Kolpos) ve Kaz Dağına (İda) bakış.
Digital öncesi çektiğim bir BERGAZ TEPE fotografı...2004 Temmuz
ADRAMYTTEİON/ÖREN-BERGAZ TEPE
Adramytteion, Burhaniye ilçe sınırları içinde ve kent merkezinin beş kilometre kadar batı uzağındadır. Karınca Deresi/OLLİOS ile çok eski yıllarda kuzey yakınından geçen ama şimdi yatağını değiştirdiğinden dolayı kentten uzaklaşmış olan Havran Çayı/EUENOS arasında ve deniz kenarında kurulmuş bir yerleşmeydi. Tarih sahnesinden çekildikten sonra toprağa gömülmüş ve günümüzde Burhaniye’nin o mevkide ve deniz kenarında bir mahallesi olan Ören yerleşmesi yayılım alanı altında kalmıştır. Kentin kurulduğu tepe önünde adına “Karataş” denilen koyu renkli büyükçe bir kaya kütlesi vardır. Karataş’ın bir zamanlar denizin içinde olduğu bilinmektedir. Günümüzde Karataş ile Ören yükseltisi arası kumla dolmuş durumdadır.
Adramytteion’un üzerine kurulduğu günümüzde Ören Tepe olarak adlandırılan mahallin üç yükseltiden oluştuğu bilinmektedir. Yıllar içinde erozyon ve inşaat faaliyetleri nedeniyle tepeler eski yükseltilerini kaybetmiş durumdadır. Kentin en yüksek kesiminin, akropolünün, halen gösteri alanı olarak kullanılan sahanın arkasında olduğu sanılmaktadır. Kentin üstüne oturduğu tepelerden biri olan BERGAZ TEPE, kayaç yükseltiden oluşmakta ve önünde, günümüze kadar hayli dolmuş durumda olan bir koy bulunmaktadır; bunun önünde de bir zamanlar deniz içinde olan, ama günümüze kadar kara ile arası kumla dolduğundan karaya bitişik gibi duran Karataş yer alır. Ören yerleşmesiyle ilişkili olan diğer bir yükselti Yılanlı Tepe’dir. Yılanlı Tepe, Ören’in hemen arka tarafında, Ören ile Burhaniye kent merkezi arasında, kalan bir yükseltidir. Bir kült merkezi olduğu izlenimini vermektedir.
Üzerinde Adramytteion kentinin kurulmuş olduğu yüksekçe yer, Ören Tepe, dikkatle incelendiğinde, kentin kayalık bir oluşumun üzerinde olduğu görülür. Üzeri toprakla kaplanmış bu kayalık yerin, tarihin en erken çağlarında bir ada gibi olması olasılık içindedir. Yıllar içinde, erozyon nedeniyle, çevresi yavaş yavaş dolmaya başlayınca, önce yarımada biçimini almış olmalıdır. Yarımadanın iki yanı derelerin getirdiği aluvyonlarla zaman içinde dolduğundan, şimdiki görüntüye ulaşır. Bir zamanlar karadan 50 m uzakta, deniz içinde olduğu bildirilen Karataş, erozyon nedeniyle, günümüzde plaj kumlarının içinde kalmıştır.
ADRAMYTTEİON/ÖREN yerleşmesi sınırları içinde kalan BERGAZ TEPE ve çevresi için ilginç çağrışımlar yapmaktadır. Leleg Şefi Pedas'ın Kenti PEDASOS'un kayalar üzerinde bulunduğunu belirtmesi, bölgenin erken ve günümüzden farklı kıyı oluşumu göze alındığında ilgi çekici bir nitelik kazanmaktadır.
Önemli bir limanı ve deniz üssü olduğu bilinen ADRAMYTTEİON Kenti'nin liman kalıntılarına günümüzde de rastlanmakta olup, BERGAZ TEPE olarak bilinen kayaç yükselti önündeki dolmuş koy ve bu koyun batısına gelen alanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kesimdeki kumsalın önünde halen bazı liman ile ilintili olabilecek izlere rastlanması da bu durumu kanıtlamaktadır. BERGAZ TEPE önemli bir sit alanı olarak ön plana çıkarken, çevresinde bulunan keramik verilerinin bolluğuyla da dikkati çekmiştir. Bu kesimde rastlanan keramik buluntuları Ören üzerinde bulunanların en erkenleri olarak dikkati çekerken, kayalık oluşumuyla anılan en erken yerleşme aşamasına da işaret eder gibidir.
Ayrıca Bergaz ismi de ço ilginç Anadolu dillerinden gelen BERG, BERK kök sözcüğü Burç, hisar , uçanlamlarında. Bu kök sözcüğünden çok kent ve yerleşim var Anadolu'da, BERGAMA/PERGAMON, PERGE/PARGA, BARGYLİON, PYRGOS, BERGASA gibi...
KAYNAK: Tarihin ışığında Burhaniye, Burhaniye'nin Tarihçesi ve kültür mirası, Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ- ŞULE NURENGİN BEKSAÇ, M.A-Trakya Üniversitesi-Balıkesir Valiliği, İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nce hazırlanmış , Balıkesir İl Özel İdaresi'nce bastırılmıştır.
Balıkesir ili Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerinde Pre- Ve Protohistorik Yerleşmeler Yüzey Araştırması 1999, 18. Araştırma Sonuçları Toplantısı. Ankara 2001, S113,122, Adramytteion ve Adramytteion kazısı, Burhaniye, 2001-Prof. Dr. ENGİN BEKSAÇ
Körfezdeki ışık Burhaniye: CELAL TUNA-Burhaniye Belediyesi Kültür Yayını.
Tarihinde Edremit Şehri:T.H BALCIOĞLU-1937
14 Temmuz 2011 Perşembe
Orthosia/Donduran-Aydın
Aydın İli'ne bağlı Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almakta. Donduran Köyü, Nazilli'nin güneybatısında, bağlıl bulunduğu ilçe merkezi Yenipazar'ın 5 km. doğusunda ve Dalama'dan Yenipazar'a giden asfalt yolun üzerinde. Amasyalı Strabon Geographika'sında Orthosia'dan Karia yerleşmesi olarak söz etmekte. İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen İ.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılmış ve birçok Anadolu Antik kenti gibi Perslerin egemenliğine girer. Kentteki önemli yapılar arasında yer alan tiyatro, bir orta çağ savunma kulesi ve çeşitli yapılar ve mimari ögelerle dolu. Nekropol üzerinde ise iyi korunmuş durumda lahitler ve oda mezarlar kaliteli işçilik göstermekte.
6 ocak 2010da haberciniz. biz adlı bir sitede ORTHOSİA ile ilgili ilginç bir yazı yayınlanmıştı, bu yazıyı okumalı....
Orthosia Artemis sanlarından biri. Hellen dilinde "doğru , dürüst, adil anlamına gelen Orthos sözcüğü var. Ancak Bilge Umar Karia kitabında diyor ki; İlkçağ ORTHOSİA kenti, bugünkü DONDURAN köyü'nün yerinde idi. Donduran adı, güçlü olasalıkla, yörenin ya da yerleşimin ANadolu'lu, Luvidili veya ardılı Karia dilinden gelme haliyle çarpıtılmış biçimidir.
IN (İHA) - Aydın’ın Yenipazar ilçesine bağlı Donduran Köyü sınırlarına ait arazide yer alan Karia dönemine ait antik bir kent, tüm sırlarıyla toprağın altında yatıyor.
Zirvesinden bakıldığında Yenipazar görülen antik kentin, sırlarının açığa çıkarılması için ilgili kurumlar harekete geçmese de, harekete geçen define avcıları tarihi eserleri parçalamakla meşgul. Çıplak bir tepenin altında gömülü olan antik kent, geniş bir vadiden aşağı doğru uzanarak, karşı yamaçlara kadar izlerini görmek mümkün. Kentin buraya kurulmasındaki en büyük etken savunma için yüksek bir alanda olması ve kuzeyinden akan Büyük Menderes Nehri’yle bereketli ovasının yakınında bulunması.
Aydın İli'ne bağlı Yenipazar İlçesi’yle, Donduran Köyü arasında yer alan Orthosia Antik kenti, Strabon’a göre bir Karya yerleşmesidir. M.Ö. 7. yy.da Kimmerlerin saldırısına uğrayan Orthosia, Lydia Kralı Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçer. M.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılır ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin egemenliğine girer. M.Ö. 167 yılında Karialıların Rodos egemenliğine karşı başlattıkları ayaklanmada önemli rol oynayan Orthosia, Roma çağında Alabanda’ya bağlıydı. İlk sikkelerini Büyük İskender sonrası dönemde basmıştır. Zengin olmamakla birlikte, Orthosia’da dağ kristali yatakları vardır. Orthosia Hellen dilinde Artemis’e yakıştırılan isimlerden biri olup “dürüst,doğru ve adil” anlamına gelmektedir. Büyük olasılıkla bu sözcük Luwi veya Karya dillerinden alınarak Hellenceye uydurulduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde antik kentin taşlarından devşirme olarak yapılan bir kaç ev bulunmaktadır.
Büyük kısmı toprak altında olan Orthosia’nın, ortaçağa ait kalesinin surları oldukça iyi durumda görülmektedir. Antik kente ait bazı odalar, yöre insanları tarafından hayvan barınağı olarak kullanılmaktadır. Antik kente ait olan bazı lahitler, hayvanların su içmesi için yalak olarak kullanılmaktadır.
Yöre halkı tarafından Toroslar olarak bilinen Orthosia’nın bulunduğu bölgede, bölge halkı zeytincilikle uğraşmaktadır. Antik kentin üzerindeki zeytinliğin sahibi Donduran Köyü’nden Gürdal AVCIOĞLU “ yıllardır buraya birçok insan geliyor. Gelenlerin çoğunun tarihi eser kaçakçısı olduklarını tahmin ediyoruz. Gündüz bir şey yapamıyorlar. Sabah araziye gittiğimde birçok yerin kazılmış olduğunu görüyorum. O zaman anlıyorum ki gece burda kazı yapmışlar. Bunun takibi çok zor. Burda sürekli bekçi durması lazım. Belki o zaman kazamazlar.” Dedi. Antik kentin yakınlarındaki zeytinliğin sahibi Donduran köyü’nden 84 yaşındaki Mehmet İBİLİ “ ben çocukken, bu antik kentten taşları yükleyip Yenipazar’a götürerek ev yaptılar, duvar yaptılar. Çok taş götürdüler. Eniştemin bahçesinde portakal ağacı dikmek için kazıldığında, mozaikler çıktı. Burda nereye kazsan tarih çıkıyor. Yalnız defineci çok geliyor. Bize çok yer soruyorlar. Biz bilmiyoruz, diyoruz” dedi.
Bakir alanlarımızda bir çok tarihi eserler bulunmaktadır. Zengin olma hayali içindeki tarihi eser kaçakçıları tarafından, korunmasız olan bu eserlerimiz tahrip edilmektedir. Bu konuda yöre insanlarının mutlaka bilinçlendirilmesi, duyarlılık sağlanması ve ilgili kurumların da hassasiyet göstermesi gerekir. Antik kente çok yakın Direcik Köyü’nün yanıbaşında, yöre halkının Lale Tepe dediği kış aylarında bile anemonların çıktığı arazide bir yükselti var.
Lale Tepe’nin tam ortasında bulunan bu yükselti bir tümülüs. Tümülüste Karya dönemi’ne ait antik bir kaya mezarı bulunmakta. Önemli bir kişiye ait olduğu görülen kaya mezarının, bölge taşlarından çok düzgün bir şekilde işlendiği görülmektedir. Tümülüsün üzerindeki bu delik, 15 yıl öncesine kadar yokmuş. Yukarıda açılan delikten mezarın taşlarına ulaşılmış ve mezarın üst kapakları parçalanarak içeriye girilmiş. İçeriye girildikten sonra, mezarın tabanında da bir kazı çalışması gerçekleşmiş. Lale Tepe, Direcik Köyü’nde yaşayan gençlerin bahar aylarında eğlence yaptıkları ve çok sevdikleri bir alan. Bu alandaki kaya mezarının üzerinde toprak kaldırıldığında, mezar tamamıyla ortaya çıkacaktır. Çevresinin düzenlemesi ve temizlenmesiyle önemli bir tarihi esere sahip olacak Direcik Köyü, bölgeye gelen yerli yabancı turistlerce gezilebilecek ve yöre insanın ekonomisine güç katacaktır. Eser gün ışığına çıkacağından, korunması ve gözlenmesi daha iyi olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























