4 Mart 2010 Perşembe

Atarna/Atarneus Antik Kenti/Dikili, Ağıltepe-2



Bergama'nın az kuzey batısında, antik Teuthrania(Kalarga Tepe/ Ovacık Köyü yakınları, hani şu yabancıların altın aradığı köy) kentini ve dolayısıyla Bakırçay ovasını geçince Dikili yolu çatısında bir tepe göreceksiniz.İşte orası ilkçağlarda etrafı denizle çevrili bir kent olan ATARNA/ATARNEUS'tur.Dikili'ler oraya AĞILTEPE/KALE TEPE diyorlar.
Tepeye ulaşmak biraz yorsa da yerlerde göreceğiniz Roma,Bizans Dönemi keramik kırıkları ve yukarıda azımsanmayacak bir antik kent kalıntısı ile karşılaşırsınız,ama gene üzülürsünüz,gene defineci teröründen nasibini almıştır bu görkemli tepedeki tarihsel kent. Bir tabela bile yoktur ünlü ATARNA kentini hatırlatan.(Bu hatırlatmadan sonra bir tabela konmuş olsun, ah yanılsam..)
2006 yılında yaptığımız gezide çekilen fotoğraflarla kalıntılar hakkında biraz bilgilenelim.Atarna bilimsel bir kazıyı bekleyen kentlerimizden.
Görkemli kent surlarını kalıntıları,tiyatro yeri, propylon, sarnıç ve evlerin izlerini görmek mümkün,
Atarna/Atarneus ile ilgili kaynaklardan seçmeler:
Geoghrapika-Strabon-Ark.ve Sanat yay.
Aiolis-Bilge UMAR-İnkilap yay.
Mysia ve ışık insanları-Sefa Taşkın-Sel yay.
Çandarlı:Eyüp ERİŞ Çandarlı belediyesi yay.
Anadolu'nun tarihsel coğrafyası-Prof.Dr.Veli SEVİN TT.K yay.
Anadolu'da Romalılar-Batı Anadolu Kent Devletleri-David MAGİE-Çeviri :N.BAŞGELEN,Ö.ÇAPAR Ark ve Snt.yay.
Anadolu'da Romalılar-Batı Anadolu'da zenginlikler-David MAGİE Ark ve snt.yay.
Batı Anadolu Bölgesinde Kültür Gelişmesinin ana hatları-Dr.Reınhard STEWİG Çev.Ruhi TURFAN,M.Şevki YAZMAN
İTÜ Mimarlık fakültesi Şehircilik Enstitüsü -1970
Geçmişten Günümüze Dikili,Mysia.Atarneus-İbrahim MUTİ-Ege Basım
Genel Nümizmatik Sözlüğü-Ahmet Semih TULAY Arkeoloji ve sanat yay.
Türkiye'nin Antik Meskukatına Dair Bibliografya-E.BOSCH Türk Tarih Kurumu Yay.1949






ATARNA/ATARNEUS; KISA TARİHİ:
Mysia bölgesinde, Kıyısal Aiolis yakınlarında antik Elaitikos (Çandarlı) körfezi içerisinde, İzmir-Çanakkale yolunun doğusundaki Dikili kavşağının karşısında, Ağıltepe mevkiinde, yaklaşık 157 m. yüksekliğinde bir tepe üzerinde. Atarna; Pergamon krallığının ileri karayolu konumunda idi.
Atarneus veya Atarna sözcüklerinin eski Helen dilinde hiçbir anlamı yok. Kentin ilk isminin Mysia dilinden gelme Atarna olduğu. Bu isim yalnızca kente değil, çevredeki ovaya da verilmiştir. İsmin bugün Dikili’nin kuzey-doğusundaki Nebiler köyü ılıcasından geldiği de bir başka iddia..
Persler Batı Anadolu’yu egemenlikleri altına aldıktan sonra içerisinde Atarneus’un da bulunduğu yöreyi ödül olarak Khios’lulara (Sakız adası) vermişlerdi. M.Ö.494’de Lade deniz savaşında Perslere karşı yenilen Batı Anadolu Helenlerinden Miletoslu Histias elinde
kalan birkaç gemiyle korsanlığa başlamıştı. Askerlerine yiyecek bulmak amacıyla Atarneus’a geldiği zaman Pers komutanı Harhagos’un saldırısına uğrar ve Atarneus’u yağmalamak için geldiği iddia edilerek yakalanır. Cezalandırılmak üzere Sardes’e götürülürken de yolda ölür.
M.Ö.480’de Yunanistan Seferine çıkan Xerkes Kaikos’u (Bakırçayı) aşmış, Aterneus’u ele geçirdikten sonra Karine (Nebiler öyü ılıcası,Gökçeağıl köyü yakını)kentine ulaşmıştır. Ancak Atarneus yöresinin yönetimini yapan Khios’lular bu kenti sürekli üs olarak kullanarak, güneydeki İon kentlerini yağmalamışlarr. Bu arada Batı Anadolu’daki kentleri Perslere karşı savunmak için gönderilen Sparta’lı Derkylidas, Khios’lularla mücadele etmiş, kenti kuşatmıştır. Atarneus sekiz aylık bir kuşatmadan sonra teslim olmuş, bu defa da kent Spartalıların üssü konumuna gelmiştir.
M.Ö.362’de Bergama yöresindeki kentlerin hemen hepsi Perslerin Lydia valisi ve aynı zamanda Pers Hükümdarı I.Ardeşir’in kardeşi Keyhüsrev’e karşı ayaklanmışlardır. Bu arada Pers komutanı Mennon, Kral Hermias’ın onuruna bir şölen düzenleyerek barış çağrısında bulunmuştur. Memnon’un aldatmak amacında olduğunu anlayamayan Kral Hermias bu davete katılmış ve esir edilerek Keyhüsrev’e teslim edilmiştir. Ancak Persler Atarneus önünde yenilirlerse de kent sonunda teslim olur.
ATARNA/ATARNEUS KALINTILARI:
Aterneus’da yeterince bir bilimsel araştırma ve kazı yapılamadı.Akropol’de kent surlarının bazı kalıntıları günümüze gelebilmiş. Pergamon İmparatorluk dönemine tarihlenen sur duvarları içerisinde yer yer yapı kalıntıları var.Atarneus kazılamamış olmasına karşılık M.Ö. V-VI.yy.larda yapıldığı sanılan tiyatro, propylon ve evlerin izleri açıkça görülebilmektedir. Tapınak izleri görülebilmekle beraber tarihi kaynaklardan M.Ö.399’da Pergamon’a gelen onbinlerin komutanı Xenofon’un savaşında bu anıtlardan söz edilmektedir.
Not: Geçen yaz Alman bir ekip, ATARNA/ATARNEUS'ta ciddi bir yüzey araştırması yapmaya başladı..Araştırmalar, arkeolojik kazılara dönüşmek üzere, bu tabi ki çok sevindirici bir gelişme..


Ocak 2006da Dikili Bademli'li Taş ve Yapı ustası arkadaşım Sevgili Yılmaz ile beraber gezdik, Atarna'yı...Kendisini fotoğraflarda
izliyorsunuz. Yılmaz'a çok teşekkür ediyorum, sevdikleriyle bir ömür mutluluklar diliyorum....
Atarna/Atarneus'la ilgili 1. bölüm 7 nisan 2009da yüklendi.
http://erkmensenan.blogspot.com/2009/04/atarna-antik-kentidikili-agltepe.html


































2 Mart 2010 Salı

Süreyya Paşa Plajı ve Bakireler Mabedi







BAKİRELER MABEDİ/TEMPLE DE VİERGES eskiden kıyıdaki kayalıkların üstünde tüm görkemiyle görünürdü, plaj müdavimleri oraya denizden yürüyerek veya yüzerek ulaşır, güneşlenir, gölgesinden de yararlanır, mola verirlerdi, şimdi karaya çekilmiş durumda , Migros'un yanında, hüzünlü, iyice karadan uzaklaşan denizdeki eski yerini trafikte akan son model arabaların, doldurulan betonların, kabloların, arasından seyretmeye çalışıyor. En arkada ufuk hattında Kınalıada/Proti aynı yerinde bin yıllardır Süreyya Plajına'da göz kırpıyor.
Bir alıntı da yukardaki eski fotograflarını da yüklediğim Değerli Araştırmacı ve Demiryolu Emekçisi Arkadaşımız Sevgili Tugay Kartal'dan;
Süreyya Paşa'nın (İlmen) Küçükyalı Deresi'nin Marmara Denizi'ne döküldüğü alanda, vakti zamanında sebze meyve yetiştirdiği çiftliğinin yerine yaptırdığı Süreyya Plajı zamanının İstanbul'da benzeri bulunmayan bir tesisi idi. Plaj açıldıktan sonra halkın rahatça buraya ulaşabilmesi için TCDD idaresinin desteği ile bir peron yapılır ve yaz aylarında banliyö seferleri burada 1 dakika durmaya başlar. Daha sonraki Vali Lütfü Kırdar plajı ziyaret eder, çok etkilenir ve plajın asfalt bir yol ile Bağdat Caddesine bağlanmasını sağlar. Plaj İstanbul ve Avrupa'da benzeri olmayan çağdaş bir şekil alır. istasyonun çevresinde gelişen semte de adını bu plaj vermiştir. 20 Haziran 1939'da başlanan Süreyya Plajı'nın inşası, İkinci Dünya Savaşı yüzünden kesintiye uğramış, tamamlanması ise 1946'yı bulmuştur. 80 tane birinci sınıf soyunma odası, 200 soyunma kabini ve 42 odalı moteliyle İstanbul'un gözde tesislerinden biri idi.
Süreyya Plajı, 300 metrelik kıyısı, ılık denizi ve ince kumuyla yaz aylarında yalnız çevre sakinlerini değil, bütün İstanbul'luları çekerdi. Plajın simgesi ise kıyıdan 50 metre kadar uzaklıkta, denizin ortasındaki kayalar üzerine 1953 yılında yapılmış Bakireler Tapınağı'dır. Eski Yunan mitolojisinde evlenmek isteyen genç kızların Bakireler Tapınağı'nı ziyaret ettikleri efsanesinden esinlenerek yapılan bu simgesel tapınak yaklaşık iki-üç metre çapında, altı direk üzerine oturtulmuş yuvarlak bir kubbeden oluşmaktaydı. Ortasında bulunan heykelin akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir.
İlçenin sembolü olmasının yanı sıra birçok kamu kurum ve kuruluşunun da logo olarak da kullandığı Bakireler Tapınağı bugün Maltepe sahilinin doldurulmasından sonra Tapınak, karaya çıkmış. Şimdi, bir süpermarketin otoparkının ortasında durmaktadır. Anıt bugün Maltepe belediyesinin amblemi olmuştur.






27 Şubat 2010 Cumartesi

Euromos/Kyromos/Kurama Zeus Tapınağı, Ayaklı, Milas


Euromos ismine baktığımızda aklımıza sanki "euro"gibi sanki eski "avrupa, evropa" yı çağrıştıran bir ses sözcük kökü gelse de durum hiç de böyle değil.
Bilge UMAR konuyla ilgili KARİA kitabında bize şu bilgileri vermekte; "Kentin eski Hellen ağzındaki son çarpıtılma aşamasında Euromos'a dönen adı, daha eski yazıtlarda KYROMOS/HYROMOS olarak geçmekte. Dikkat edilirse burada  bir çeviri görülür. Çünkü Anadolu'lu Tunç çağı halkı olan Luvi dilinde ve ardılı dillerde, (Karia dilinde de)EU öntakısı gibi "iyi, güzel, kutlu, kutsal" anlamlarına gelen öntakı, KU(VA)idi; bunun SU(VA)diye bir biçimi de vardı; örneğin Milas yanındaki SODRA dağının adındaki SO işte  budur; SU(VA)-ADRA,kutsal - Koca (Ana Tanrıçanın Erkeği karş; Bergama ve Burhaniye yakınındaki dağın adını hatırlarsak MADRA ani MA-ADRA, Ma'nın kocası)
Dolayısıyle;KU ön takısının yerine Büyük İskenderin Anadolu topraklarına girdiği Hellenleşme döneminde, eu ön takısının konması  gerçekte bir çeviri olmuştur. KYROMOS'un aslı kanımca (KU(VA)-(U)RA -(U)MA, yani Yüce Kutsalın Halkı (Yani Ana Tanrıça Halkı)ögelerinden türetilmiş KURAMA idi; zaten Kapadokya'da  bir ilkçağ kenti KORAMA'nın varlığını bilmekteyiz. Bu hepimizin bildiği GÖREME yani peri bacalarıyla meşhur Ürgüp'teki kentin ismiyle adeta adaş ". Halkımız bu muhteşem tapınağın bulunduğu bu yere "AYAKLI "ismini uygun bulmuş. MYLASA/MİLAS'ın kuzeybatısında, MİLET'e (MİLAVANDA) doğru uzanan karayolu üzerindeki en dikkat çekici yerleşme yeri Plinius'un EUROME  dediği EUROMOS'tur.İ.Ö8. yüzyıldan beri çeşitli yerleşmelere sahip olan kent İ.Ö 5.yüzyılın ortasında Attika Delos birliğine HYROMOS ya da KYROMOS adıyla üyeydi.İ.Ö 3.-2.yüzyıllarda bir surla kuşatılan kentten günümüze kalmış en etkileyici yapı, 2. yüzyılda İmparator Hadrianus döneminde kentin baş tanrısı Zeus adına inşa edilmiş Tapınaktır . Anadolu'nun en iyi korunmuş tapınaklarından olan Korint düzenindeki yapı 6X11 sütünlu peripteros planı dediğimiz tiptedir. Her sütun ayrı bir kişi tarafından yaptırılıp diktirilmiştir ki, üzerlerinde kare biçimli çerçeveler içindeki yazıtlarda yaptırtan  kişilerin adları yazılıdır. Aşağıdaki son iki fotoğrafta  EUROMOS tiyatro yapısının basamaklarından oluşan kalıntılar da görülmekte...



Euromos Zeus tapınağında ASSOS kazı başkanı geçen yıllarda yitirdiğimiz Prof.Dr.Ümit SERDAROĞLU'nun çok büyük emekleri vardı. EUROMOS çok gizemli, sağlam, Anadoludaki benzerlerinden çok daha estetik görünümlü bir Zeus tapınağına sahip. Böylesi harika kültür değerlerimiz duyarsızlık ve bakımsızlık içinde tahrip olmakta, define aradıklarını zannedenlerce  talan edilmektedir.
EUROMOS ZEUS TAPINAĞI da kırgın ve daha çok ilgi, bakım istiyor.........




KAYNAKLAR:
KARİA-Sayfa:32-33 Euromos -Prof.Dr.Bilge UMAR- İnkilap yayınları...
Eskiçağda Menderesin ötesi- George BEAN- Arion yayınları
Anadolu'nun Tarihsel Coğrafyası - Prof.Dr.Veli SEVİN- Türk Tarih Kurumu yayınlar