19 Aralık 2009 Cumartesi

Teke Asar Kalesi/Koçarlı

Teke Kale, Aydın İli, Koçarlı İlçesine bağlı Çeşmeköy ve Karaağaç Köyü sınırında yer alan ve bölgede yaşayanlarca “Tek Asar”, ya da “Teke Asarı” olarak isimlendirdiği, “Teke Asar, Tekke Asar, Teke Kale” ismi ile anılan Hellenistik Dönem duvar örgü sistemine sahip askeri bir gözlem karakolu. İskender sonrası, Tralleis (Aydın), Amyzon ve Alinda’dan gelen yolların denetlenmesi amacıyla inşa edilmiş olmalıdır. Denizden 827 m. yükseklikte. Batı Menteşe Dağlarının Aydın’ı gören yakasının Subice Dağı adı ile anılan en yüksek tepesinde bulunmakta. Tepe üzerindeki ana yapıda, gözlem kulesi ve askeri personelin kaldığı yanyana dizili mekanlar yer almakta. Orta avlusunun etrafı küçük bir sütunlu galeriye sahip.
Özellikle Çine Vadisi ve Antik Marsyas çayı yakınlarındaki yerleşimler içersinde ALİNDA, ALABANDA, AMYZON gibi kentlerin yanında THASTHARA isimli yerleşimden söz edilir. Ben de yakınlık itibarıyla ve isim benzerliği nedeniyle ilkönce TEKE ASAR/TEKKE ASAR Kalesinin burası olabileceğini düşünmüştüm. Ancak Tay Project araştırmalarında THASTHARA'NIN ALİNDA/KARPUZLU yakınındaki KARAKAYA köyüne lokalize edildiğini gördüm. Dolayısıyla bu kale ile bir bağlantısının olmadığına kanaat getirdim.
Teke Asar kalesi'ni son yılların bence en güzel, Anadolu Antik Kent belgesellerinden, Değerli Arkeolog ŞÜKRÜ TÜL'ün hazırlayıp sunduğu İzmir'in Ege Tv kanalında yayınlanan EGE GEZİSİ programında görmüştüm. Kale ile ilgili kaynak araştırmam sürmekte.


















Alabanda Tiyatrosu/Araphisar










Hierapolis/Pamukkale



18 Aralık 2009 Cuma

Yedikule'de çalınan 5.yy. Bizans Kartal Kabartması

Mart 2009 yerel seçimleri sırasında bir haber almıştık...

İstanbul Yedikule'de 5. yüzyıl Bizans eseri, Kartal Kabartması çalındı..
İstanbul 1500 senelik bir eserini daha kaybetti.

Bizans Uzmanı Tarihi Yarımada ve çevresinde çok önemli bilimsel araştırmalar, kazılar gerçekleştiren Dr. Feridun Özgümüş'ün verdiği bilgiye göre, 5. yy Bizans sanatının en önemli örneklerinden olan ve binlerce yıl Kara Surları Yedikule Kapısı'nın üzerinde bulunan kabartmanın çalındığı ve yerel seçimler öncesi partilerin afiş asma yarışına girmesini fırsat bilen hırsızların, çaldıkları kartalın yerine bir siyasi partinin afişini yapıştırarak kamufle ettiği öğrenilmiştir.
Yedikule Kapısı'nın son halini fotoğraflamak için gidildiğinde, çevre sakinlerinden kabartmanın birkaç aydan beri yerinde olmadığı bilgisi alınmıştır.

Kabartmanın bir an önce bulunması ümidiyle kamuoyuna duyurulur.
 Arkeologlar derneği İstanbul Şubesi..

Evet Vandallık hem de seçimlerin gölgesinde bile sürüyordu, Bizans Uzmanı arkadaşımız Feridun ÖZGÜMÜŞ bu duyuruyu yaptı, ne diyelim, yapanların yanına kar kalmasın mı desek, başka şeyler mi söylesek?
2010 Avrupa Kültür başkenti değil de Vandallık, Uygarlık ve tarihi eserleri tahrip, hırsızlık, açıkhava tuvaleti muamelesi, çöplük her şeyi reva gören bu zihniyetlerin başkentine dönüştürüldü burası... Ne zaman bu kültür, tarih, uygarlık karşıtlığından kurtulacağız?
5. yy. Kartal kabartmasının çalınmadan önceki durumu;
Ve çalındıktan sonraki durumu:







17 Aralık 2009 Perşembe

Kuşkayası Anıtı, Sesamos/Amastris/Amasra

KUŞKAYASI Anıtı ile ilgili bu bölümü 24 Ağustos 2011 günü genç yaşta yitirdiğimiz ve şimdiden çok özlediğim Dostum, Ülkemizin ve dünyanın en önemli şair ve bilgelerinden, Bartın/Amasra'lı SEYHAN ERÖZÇELİK'e ithaf ediyorum. (16 Ekim 2011)
Erkmen Senan

KUŞKAYASI ANITI:
Amasra yakınlarında Halkın Kuşkayası adıyla andığı ilkçağlardan kalma muhteşem bir kaya kabartması var.
Gerede -Bartın -Amasra eski dağ yolu üzerinde ve Amasra'ya 4 km uzaklıkta olup yaklaşık 5m. genişlikte,kayaların traşlanmasıyla açılan tarihsel yolun son dinlenme noktasında. Roma döneminde, Bartın-Amasra arasındaki Askersuyu denilen geçidin üzerinde İmparator Cladius döneminde MS.I.yüzyılda Gaius Lilius Aguilla tarafından kayadan yontma bir anıt olarak yapılmış.. Kemerli niş içerisindeki bu anıt 1.80 m. boyunda. Anıtın bulunduğu yer geçidin en dar yeri olup, aynı zamanda burası Karadeniz'e yönelik.

Bu anıtın üzerindeki kitabeden başka imparator heykeli ve ordu kartalı (legion) bulunmakta. Bunlardan imparatorun başı ile ordu kartalı kaybolmuş, günümüze yalnızca heykelin gövdesi ile kitabesi gelebilmiş. Buna benzer bir anıtın kalıntıları Amasra'ya hakim olan Sayvan Kaya'da görülmekte. Roma İmparatorluğu zamanında Tiberius Claudius Cermanicus (M.S 41-54) zamanında, Doğu Eyaletleri İnşaat Ordusu (Legion) Komutanlığı yaptıktan sonra kaydı hayat şartıyla Bithynia Valiliğine atanan Gaius Julius Aquilla tarafından yaptırılmış karayolu dinlenme yeri ve anıtı.

Krateria-Amastris ara yolunun son dinlenme noktasında, Amasra'ya 4 km. mesafede, yapıldığı zaman muhtemelen bir de anıtsalçeşmeyi kapsıyordu. Fakat sonradan bu çeşme yıkıldı ve suyu biraz aşağıda, halen Askersuyu diye bilinen yerde uzun zaman bir pınar olarak kullanılırdı.Anıt manzumesi şimdiki durumda, çok muntazam kaya dilimleri üzerine işlenmiş birbirini tamamlayan iki kitabeyi, bir insan figürü ile bir kartal figürü içeren "orta kabartma" tekniğiyle oyulmuş bir kompozisyon, oturma sedirlerini ve bir kaç kaya nişini kapsamaktadır. Tüm bunlar, yekpare kayaya oyulmuş, yol kalıntısı boyunca sıralanmış. 260 140 cm boyutunda ve 50 cm derinliğinde kemerli bir nişin içinde kalan normal bir insan büyüklüğündeki başsız kabartmanın İmparator Claudius'a mı, yolu yaptıran Aquilla'ya mı ait olduğu bilinmiyor. Toğa giyimli vücut, hareketsiz işlenmiştir. Ayaklar da kopmuş vaziyette.. Bu nişin sağında Toskan üslubunda kalın oyma bir sütunun başlığına bir kartal oyulmuş.. Bu Legionların sınırsız gücünü temsil etmekte. Bir İnsan büyüklüğündeki başı kopuk kartalın sütun kaidesi 200cm yüksekliğinde 55cm çapındadır ve niş kaidesiyle aynı nizamda dört köşe bir tabana bağlıdır.

Kitabelerden ilki, insan figürünü çerçeveleyen nişin üstündeki levhada, diğeri ise kabartmalardan uzakta ve batıda. Her iki yazı birbirini tamamlamaktadır.

Devletlerarası barışın ve dostluğun anısına,İmparator Cermanicusun yüceliği için;

Daha önce,İmparator Augustus tarafından ömür boyu Strategos ve iki defa da Legion komutanı atanan; Senatoda ise Consül Gabinius Secundus ile Consül Taurus Statiliusun, kendisine bir ödül verilmesi konusundaki önerileri üzerine Devlet Hazinesinden gereken izni ve ödeneği alan Gaius Julıus Aquilla, dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı.
Kuşkayası'ndaki kitabelerden teki 1882'de G.Hirschfeld tarafından okunmuştur.Kuşkayası, Anadolu'da başka örneği bulunmayan biricik yol anıtıdır. Eni 5 metreyi bulan Roma kaya yolunun son izleri de bu anıtın önünde,yüzyıllarca kullanılmaktan hasıl olan aşınmışlığı ile görülebilmekte.
Kaynaklar:
Skylife dergisi-Necdet Sakaoğlu
Amasra net
Cografya.com
avgg,sitemynet.com(Paphlagonıa gezisi araştırmaları)
Paphlagonia araştırma notları
Paphlagonia-Prof.Dr.Bilge UMAR-İnkilap yayınları
Anadolu kültürünün en doyumsuz,en estetik ve mutlaka görülmesi gereken yapıtlarındandır..



















14 Aralık 2009 Pazartesi

Neon Teikhos/Arkhangelos/Yanıkköy, Menemen




















İzmir Çanakkale yolunda Menemen'den sonra görkemli DUMANLI
DAĞ (Antik SARDENE) ve yanından kıvrılan GEDİZ Nehri(Antik HERMOS, KADYS) geçer. Gediz köprüsüne yaklaşırken Buruncuk Köyündeki LARİSSA solunuzda kalır. Gediz Köprüsüne doğru yanaşınız, sağınıza kuzeye doğru bakınız. Orada birkaç km. ilerde Yanık Köy'ü göreceksiniz. Köyün hemen arka kısmında, Antik Sardene Dağının yavrusu gibi görünen bir tepecik vardır. Tepenin üzerinde yalçın kayalıklar tüm görkemiyle Menemen (Antik Maieomanieia) Ovasına bakar. İşte Neon Teikhos' un yeri burasıydı.
Neon Teikhos Yeni Kale, Yeni Duvar, Yeni Sur anlamlarına gelmekte. Ceneviz Kalesi de denmekte. Köyden ilkçağ kentçiğinin kendi yolunu izleyerek, tepeye tırmanırken, yolun yarısına yakın bir yerde, düzgün dış yüzeyi çeşitkenar formlu taşlardan, harçsız örülmüş, güzel ilkçağ duvarlarından, günümüze oldukça iyi durumda gelmiş bazı bölümler göreceksiniz Tepenin Yanık Köy'e bakan yamacından gelirken toprak bol keramik kırıklarıyla doludur. Neon Teikhos'da M.Ö 6. yüzyıldan, Hellenistik , Roma, Bizans ve hatta Erken Osmanlı dönemine ait çanak çömlek kırıklarıyla karşılaşırız.
Herodotos'un andığı 12 Aiol Kenti arasında ismi geçer. Amasya'lı Strabon da Geographica'sında değinmiştir. Kent Roma döneminde de yoğun iskan görmüşse de bu dönemle ilgili kayıtlarda adı geçmemekte. Hellenistik dönemde Pergamon Krallığının egemenliği altına girmiş olan kentin bastığı bakır sikkelerin ön yüzlerinde Athena başı, arka yüzlerinde ise baykuş motifi vardır. Bizans Döneminde kent ARKHANGELOS (BAŞ MELEK) ismiyle karşımıza çıkmakta. Resmi kazıların başlamadığı Neon Teikhos'da toprak altında ortaya çıkarılmayı bekleyen önemli kalıntılar bulunmaktadır. Köye bakan yamaçlarda, çoğunlukla teras duvarlarına ait, özenli bir işçilikle yapılmış çok kenarlı duvar parçaları görülmektedir. Yerleşmenin birçok yerinde yer yer karşımıza çıkan sur duvarı parçaları, kentin değişik dönemlerde ilavelerle güçlendirilmiş bir savunma sistemi ile çevrilmiş olduğunu işaret etmektedir. Örneğin çok kenarlı, poligonal taş duvarlar en geç m.ö 4.yüzyılda Pers egemenliği döneminde inşa edilmiş olmalıdır. Akropolisi oluşturan yuvarlak formlu yalçın kayalığın çevresi de tahkim edilmiştir. Özellikle kuzey yamaçta üst üste görülen ve değişik dönemlerde eklenmiş sur duvarları arasında en dikkati çekenler, kare ve dikdörtgen taşlardan inşa edilmiş eğimli rampa duvarlarıdır. Aşağıdaki fotoğraflarda bu duvarları da görebilirsiniz. Bu duvarlar muhtemelen Hellenistik dönemde(m.ö 3. ve 2. yüzyıllarda) inşa edilmiş olmalıdırlar. Ayrıca, kayalığın savunma boşluklarını kapatan yer yer korunmuş harçlı sur duvarları ise yerleşmenin Ortaçağın Bizans ve Erken Türk Dönemlerini temsil ederler. Sur duvarlarının dışındaki düzlükte, toprak üzerinde görülen bir zeytinyağ atölyesine ait pres ve değirmen taşları, Roma dönemine aittir ve bu atölye o dönemde Antik Sardene/Dumanlı Dağ yamaçlarının zeytin ağaçlarıyla kaplı olduğunu göstermektedir.
NEON TEİKHOS ile ilgili alıntı yaptığım, yararlandığım kaynaklar:
İlk İskanlardan Yunan işgaline kadar MENEMEN ya da TARHANİYAT TARİHİ : Prof.Dr. ERSİN DOĞER-Sergi Yayınevi-Mart 1998
AİOLİS: Prof. Dr. BİLGE UMAR: İnkilap yayınları
Bazı önemli fotograflarını misafir ettiğim, Değerli Ege'li Mimar, Restoratör TAMER PAKBEN'e çok teşekkür ederim.