19 Nisan 2009 Pazar

Pelekanon/Eskihisar Kalesi

Evet özellikle Yalova'ya arabalı vapurla giderken veya dönüşte, Darıca, Gebze yolu civarında Eskihisar iskelesinde etrafı seyrederken bu görkemli Kaleyi mutlaka görmüşsünüzdür..Çevresinde Eskihisar; yazlık yapılarıyla ayrıca İDGSA, Sanayi Nefise Mekteb-i Alisi ve İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusu Ressam, Arkeolog Osman Hamdi Bey'in müzesinin de bulunduğu ilginç bir yer, Eskihisar..
Eskihisar kalesinin bulunduğu yerin antikçağdaki ismi Pelekanon..Bilge UMAR'a göre PELEKANON adı içinde PELEKA bölümünün ,LUVİ dilinde Pela(Su geçidi)ve Ka (Yeri)ögelerinden türetilmiştir.
ESKİHİSAR /PELEKANON ince uzun bir "su geçidi"görünüşünde olan İzmit Körfezin'in en dar yeri yakınında,kuzey yanda idi..Yeri özenle seçilmiş,çok etkileyici bir yerde kurulmuştur. Eskihisar kalesi olağanüstü, korunaklı ve güzel manzaralı bir yerdedir. Bu yer; antikçağdaki ismiyle ASTAKENOS Körfezinin tam girişidir..
Eskihisar'daki kale, günümüze ulaşmış durumuyla,30M.X63m.Boyutlarında, dikdörtgen planlıdır. 3 Kulesi, 2 kapısı ve özel bir komutan konutu bölümü vardır.
Pelekanon son dönem Bizans Tarihçilerinin yapıtlarında, Rumlarla Osmanlılar arasındaki önemli bir meydan savaşının yapıldığı yer olarak anılıyor.
İmparator Alexios tarafından yaptırılmıştır. Bu kale sonradan en azından üç önemli olayın tanığı oldu.1097 başında Godefroi de Bouillon'un haçlı ordusu burda konakladı, hemen arkasından, haçlı seferine katılmaksızın haçlılarca Türk'lerden zaptedilmiş kaleleri devralıvermek hevesindeki Alexios Komnenos, haçlı ordusu Anadolu Selçukluları başkenti İznik'i kuşatmış iken onları ardı sıra sözde sefer yolculuğuna çıktı ama buraya gelip konaklamakla ve İznik'in haçlılara değil kendi subaylarına teslim olmasını sağlayacak düzenlerin başarısı için fırsat gözetmekle yetindi.(Anna Komnene-Bilge UMAR çevirisi)

1994 kazılarında orada bulunan Roma çağı yapıtı Korinthos türü sütun başlıkları ile Iustiniaus dönemi kiliselerindeki sütun başlıkları türünden olan haçlı bir sütun başlığı ve Iustinianus dönemine tarihlenebilecek kabartma bezemeleri bulunan mimarlık yapısı taşlar bize bu yerde görkemli bir yapının güçlü olasılıkla bir tapınağın ve Iustinianus döneminde de gösterişli bir kilisenin var olabileceğini düşündürüyor.
Kaynaklar:
BİTHYNİA:Bilge UMAR-İnkilap yay.
ESKİHİSAR KALESİ 1994 YILI KAZI ÇALIŞMALARI 6.Müze kurtarma kazıları Semineri Kültür Bak.Yay.Ankara 1996Hayriye AVCI/İlksen ÖZBAY





































16 Nisan 2009 Perşembe

Eutropi'den Kalamış'a























Kalamış isminin kökeni de ilginç...Kalamış isminin ilkçağlardan beri yaşadığı , Anadolu 'daki diğer örneklerle de belli.. Gelemiş (Patara)gibi, Ayrıca Kalamış'ın Bizans Kayıtlarındaki adı da ilginç. EUTROPİ/ÖTROPİ/ EUTROPİUS şeklinde geçiyor.(Kaynak: Iustinianus döneminde İstanbul'da Yapılar,Procopius'un 1. Kitabını analizi, Fırat Düzgüner-Arkeo. ve Sanat yay.) Eutropi isminde de Marmara Denizi (Antik Propontis) çevresinde çok rastlanan Adra/Odra'lı isimlerle benzerlik var..Tıpkı Dragos, Samandra, Neandros (TavşanAdası), Androvitha(Sedef Adası) gibi... Kalamış ismine gelince; Türkiye'deki Tarihsel Adlar kİtabında Prof.Dr. Bilge Umar diyor ki; KALA SÖZCÜĞÜ: Luvi /Pelasgos dilinde Kala'nın "Kıyı"; buradan, keza"İskele" (Karşılığı Latince ve İtalyanca'da SCALA, Fransızca'da ESCALE)anlamına geldiği, KALUWA yani KAL(A)UWA'nın ise, genellikle -lık takısının karşılığı olan uwa takısının bu genel işlevine uygun yolda, İskele-lik, Kıyı yapısı anlamına geldiği kanısındayım.. Nitekim eski Hellen dilinde de Khele sözcüğü genellikle kanca biçimli nesneleri, bu arada mendirek'i , iskeleyi anlatmaktadır ve örneğin Tarih aktarıcılarından Xenophon'da (Anabasis, 7,17) Dalgakıran, mendirek anlamında kullanılmıştır.. Kısaca "KALA" sözcüğünün Kıyı anlamına geldiğini vurgulamakta, Prof.Dr.Umar... Benzer örnekler, Kalamaki (Kalkan), Kalamoi (Sisam'da bir kent), Kelenderis (Anamur, Silifke arasında bir antik kent, Kilndere), Kalanthia(Erdemli'de bir iskele köyü), Kalkhedon(Kadıköy), Khalke(Ege denizinde bir ada, Heybeliada ve Ayvalık yakınında Çıplakada), Gelemiş(Patara),Kalykandos(Göksu,Silifke), Klazomenai (Urla, Kilizman),Klaros(İzmir 'de antik kent) gibi birçok örnek çoğaltılabilir...

Özellikle levantenlerin yoğun yaşadığı dönemde "KALAMİS" isminden söz edilmekte...Müfit TEKDAL "Bizans Metropolitliğinde ilk Türk Köyü Kadıköy" kitabinda da bunu vurgulamış...Hellenler sonraki dönemde de Rumlar Anadolu'daki yer isimlerini değiştirirken hep bir mitos öyküsü uydurarak veya Anadolu'lu Luvi, Hitit ve ardılı dilleri çoğunlukla aslını korumuş gibi yaparak, kendi dillerine uygulamaya çalışmışlar..
Kalamış'ın yukarıda bahsettiğim Eutropi; yani Bizans Dönemi isminde bile Anadolu sesleri gözükmesi boşuna değil...
Bir rivayete göre de;
Yunanca sazlık ve kamışlık anlamında “Kalamis” iken zamanla Kalamış şeklini aldığıdır. Ancak bu pek köken açısından gerçekçi görülmüyor..
Özellikle 70li yıllarda ilk gençlik yıllarımızda artık yerinde yeller esen KÖHNE'ye takılırdık. Benim çocukluğum ve ilk gençliğimin önemli bir bölümü hem İzmir Karşıyaka'da hem de İstanbul Kadıköy yakasında geçmişti...Köhne'de Hatıradır kimse manı olamaz.
Fotografların çoğunu Facebooktaki Köhne Kalamış Sitesinden aldım. Hepsine teşekkür ederim.




Kalamış'a Fenerbahçesi'nden; burundan,(Hieron Burnu ve deniz feneri) eski zamanlarda bir bakış..