8 Mart 2009 Pazar

Hagios Polyeuktos Kilisesi kalıntıları/Saraçhane-2


Yine o tel örgülerin yer yer eğilerek, kesilerek bu antik harikamızın ortadan kaldırılma çalışmalarının sürdüğünü ve burasının bir mezbeleye çevrilme aymazlığının artarak devam ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz.. Yani o pırıl pırıl Şehremini Liseli gençlerin ideali cehalet duvarına çarptı.
O güzelim, akıllı, sorumlu öğrenci kardeşlerimizin tüm çabasına karşılık olarak; himaye edilen, hoşgörülen kör cehalet, görgüsüzlük, lumpenlik, vandallık, kültür karşıtlığı, ve sorumsuzluk meydan okumaya devam ediyor demek ki....Ne zaman ülkemizin Dünyanın en önemli Turizm ve Kültür Kenti olabileceğini ve bunun için tüm tarihimize sahip çıkmak zorunda olduğumuzu anlayabileceğiz?..
Ne zaman?

Polyeuktos Kilisesi'nin tarihsel evrelerini izleyelim...
6.Yüzyılın ilk yarısı:
3. Valentinus'un yeğeni,Anicia Juliana524-527 yıllarında Forum Tauristen Havariyyun Kilisesine giden anacaddede (Mese) Konstantiniani ya da Theodosianai diye adlandırılan bölgedeki aile mülkü yakınlarında, Aziz Polyeuktos 'a adanan bir kilise yaptırır. Kilise bir olasılıkla Mese'nin kuzeyinde , hafifçe güneybaıya kayan yamacında ve üzerinde önceden pek çok yapı bulunan bir arazide kurulur. Pek çok yapı ögelerinin yanı sıra, günümüze sadece güçlü temelleri ve kubbeli mahzeni kalmıştır. Ancak bunlar yapının rekonstrüksiyonu ile ilgili kesin bir veri oluşturmazlar.Tüm yapı (Vaftizhane, Martriyum) ve dışarıdan 52X58 m. büyüklüğündeki asıl mekandan oluşur. Bu mekanın geniş bir merdivenle ulaşan narteksi atriumun seviyesinden ortalama 5m. daha yüksektir. Üstteki nişlerle bölünmüş ana mekan, ortalama 7m. genişliğinde iki duvarla üçe ayrılır. Ortadaki nefin kubbeyle örtülü olduğu sanılmaktadır.Yeraltındaki doğu-batı yönündeki dehlize bağlanan kilisenin eksenindeki oval temel , bir ambonun varlığına işaret eder.
Kilisenin iç donanımı hem edebi belgelere hem de buluntulara göre çok zengin olmalıdır. Zemin ve duvardaki mermer kaplamalar, mozaik ve taş kakmaları çok özel nitelikte olup sanat tarihi açısından önemlidir.
Marmara/Prokonnessos Adasından getirilen işlenmiş mermerler ile biçim verilmiş ve kabartmalarla bezenmiş yapı taşları bulunmaktadır.
7,8. yüzyıl:
Bugüne kadar kalmış kubbeli mahzenler 7. yüzyılda molozla doldurulur. İkonakırıcılık döneminde ise kilisenin figüratif kabartmaları ortadan kaldırılır,
10. yüzyılın Sonu/12. yüzyılın ortasında Polyeuktos Kilisesinin konumu:
Kilise 10, yüzyılın ikinci yarısına kadar kullanılır. Atrium ve narteks altyapısındaki moloz katmanlarından da anlaşıldığı üzere, 10. yüzyılın sonuna ya da 11. yüzyılın başına doğru kısmen haraptır.(Belki de 1010 yılındaki depremde yan Kiliselerin de kubbeleri yıkılmıştır.12. yüzyılın ortalarına doğru atrium yağma edilir, kuzeydeki yapı sarnıca dönüştürülür ve atrium mezar olarak kullanılır.

13. yüzyıl:
Bu arada iyi korunmuş olan Kilise Latin Döneminde baştan aşağı yağmalanır.Yapının teker teker pekçok parçası Venedik'e götürülür ve oradaki San Marco'nun inşasında kullanılır.(Örneğin, Plastri Accritani) Diğer yapı parçaları Eski İstanbul'daki diğer yapılarda yeniden kullanılır. Azizlerin kutsal kalıntıları ise 14. yüzyılda Rus Hacıların yazdıklarına göre Havariyyun Kilisesinin bir yan şapelinde bulunmaktadır.

15. Yüzyıl:
İstanbul'un fethedilmesinden sonra Kilise kalıntılarının kuzeybatısında ,eski anayolun üzerinde 1474 -1475 yılında küçük, Mimar Üstad Ayas Mescidi yapılır. Bunu 1489 yılında kilisenin kalıntıları üzerine inşa edilen Karagöz Mescidi ve 15. yüzyılın sonlarına doğru (Yaklaşık 1493,1494) bunun biraz doğusunda, yoğun bir yerleşim bölgesinde, Sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa (1430-1499) tarafından yaptırılan Uzun Çarşı'daki vakfın mülkü olan İbrahim Paşa Hamamı izler.Her iki yappıda da -özellikle hamamın temelinde- Bizans Kiliselerinden alınan yapı taşları kullanılır.

19. 20. Yüzyıllarda POLYEUKTOS Kilisesinin konumu:
Aralarında pek çok mahzenli eski evin de bulunduğu eski kilise civarında inşa edilen yapılar zamanla pek çok kere-özellikle yangınlar dolayısıyla - yıkılır ve yeniden yapılır. Ancak 1943 yılında Atatürk Bulvarının yapılmasıyla İbrahim Paşa Hamamı ve harap durumdaki Karagöz Mescidi yıkılır. Bunları 1958 yılında Mimar Ayas Mescidi izler.Saraçhane'deki kazı çalışmalarında 1912 yılında ilginç bir sütun başlığı bulunur. Bunlardan biri de yazıt fragmanıdır. Bunun üzerine, Polyeuktos Kilisesinin bulunduğu bölge 1964-1968 yılları arasında R.M Harrison ve Nezih Fıratlı tarafından yapılan pek çok kazılarda incelenir.İç donanıma ait pek çok yapı malzemesinin yanında, Polyeuktos Kilisesi'nin temelinden bahçe ile de ilintili pek çok temel parçası da ortaya çıkarılır.



KAYNAK:İstanbul'un Tarihsel Topoğrafyası- Wolfang Müller-Wıener YKY yay. Çeviren: Ülker Sayın
















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder