21 Mart 2009 Cumartesi

Kayışdağı/Saint Auxentios Tepesi











Kayışdağı ile ilk bilgilere W. M. Ramsay'ın önemli eseri Anadolu'nun Tarihi Coğrafyası'ndaki Hellespontus ve Bithynia haritasında İşaret Ateşi olarak gösterilen yeri görerek ulaşmıştım. Yukarıdaki haritada St. Auxentios'un yerini görebilirsiniz. Chalcedon'un (Khalkeden/Kadıköy) hemen altında görülüyor. Kayışdağı'nın eskiçağ tarihi ve coğrafyası ile ilgili iğne ile kuyu kazarak bilgilere ulaşmaya  çalıştım ve sonunda İletişim yayınlarından çıkan  Gustave Schlumberger'in yazdığı Haluk Çağlayaner'in çevirdiği Prens Adaları Kitabının 25., 37. 93. ve 151. sayfalarında bazı bilgilere ulaştım.
Hemen Belirtelim; bu bilgiler ışığında Kayışdağı tepesinin eskiçağlardaki ismi antik "SAİNT AUXENTİOS" Tepesi...
Bu bilgi ve yazıları sizlerle paylaşacağım..
Önce bugünkü Kayışdağı'ndan biraz bilgi...
Kayışdağı İstanbul Kadıköy İlçesi'nde mahalle.Adını, 438 metre yükseklğinde, İstanbul'un 3. en yüksek noktası olan Kayış Dağı Tepesi'nden alır. Kayışdağı mahallesi, tepe'nin eteklerinden kuzeydoğuya doğru yayılmış olup, Kadıköy İlçesi'nin doğu ucunda yer almaktadır.1971'de kurulan Kayışdağı mahallesi'nde nüfusun çoğunluğunu Sivas,Erzurum ve Karadeniz'den gelenler oluşturur.2000 yılında Kayışdağı tepesinin batı yamacında kurulan Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşimi ile İBB Kayışdağı Darülaceze Tesisleri ile büyük ölçüde (özellikle Kayışdağı Caddesi'nin güney tarafı) çehresi değişmiştir.Nüfus; 20,000 (1994)
Antik Saint Auxentios Tepesi:
 Evet sonunda; bir kaynakta, Kayışdağı'nın eskiçağlardaki ismi ve konumuyla ilgili bilgilere daha önce belli bölümlerini okuduğum İletişim Yayınlarından çıkan Gustave Schlumberger'in yazdığı Haluk Çağlayaner'in çevirisiyle yayınlanan Prens Adaları kitabında rastladım...
Schlumberger kitabında, Kınalıada/PROTİ'yi anlatırken 37. sayfada yukardaki Ramsay'in fotografını yıllar öncesinden onaylarcasına yazıyor, diyor ki;
"Asya hattındaki ilk fener adını ünlü münzeviden alan ve uzaktaki yüksek silüeti Üsküdar Ovası ve Haydarpaşa kırlarına hakim olan Kayışdağı'nda (Aziz Saint Auxentios Tepesi) bulunuyordu"
Schlumberger kitabın 91. sayfasında ilginç tasvirler yaparken 93.sayfada Kayışdağı/Saint Auxentios'a yine değiniyor...
"Günbatımında, büyük terasta asırlık ağaçların altında oturmak harikadır. İmparatorluk ordularını Asya'ya taşıyan Bizans kadırgalarının o kadar sık katettikleri bütün Anadolu kıyılarının, İzmit Körfezi'nin iki kıyısının, Bithynia'nın yüksek tepelerinin yamaçlarının derin kıvrımları ve parlak kenarları hiçbir kalenin tasvir edemiyeceği kadar yaklaşan kırmızı ve esmer Türk Evleri, onları muhteşem bir şekilde gölgeleyen yüksek çam, çınar ve yalancı çınar kümeleri sıcak ışık dalgaları içinde beliriverirler. KAYIŞDAĞI'nın (ANTİK  SAİNT AUXENTİOS TEPESİ) yuvarlak sırtı, sol tarafta Kadıköy ve Üsküdar minarelerinin canlandırdığı uzak ufukların üzerinde yükselir."
Kayışdağı'na diger değinme ise aynı kitabın 151. sayfasında bulunuyor. Bu bölüm ise şöyle;
"Adalar muhteşem birer mücevherdir, Olimpos'un (Uludağ) karları ebedi bir kale oluşturur; Marmara (Propontis) 
bütün güzelliğiyle karşımızdadır. Bizanslı keşişler kafilesi içinde sayıca pekçok olan bu mistik hayalciler, cezbeye kapılmış bu münzeviler için bu yüksek zirveler, Adalar'ın bu yüksek manastırları, 
büyük KAYIŞDAĞI (SAİNT AUXENTİOS) ve Uludağ (Olimpos) ormanlarının oluşturduğu bu erişilmez  ve ulvi sığınaklar kimbilir ne kadar kıymetliydi."

Aynı kitabın başlarında, Kayışdağı ile ilgili önemli bir değinme daha var.
24. sayfadan başlıyor, 25. sayfada yer alıyor;
"Kadıköy'den (Kalkhedon) hemen sonra Marmara Denizi başlar ve gemi, gümüşi bir ışığın yıkadığı buğulu hatları hızla büyüyen Adalar'a (Prinkibo,/Prens Adaları: Prinkibo/Büyükada, Khalki/Heybeliada, Panormos-Antigoni/Burgazada, Pitya/Kaşıkadası, Androvitha-Terebinthos/Sedefadası, Neandros/Tavşanadası,) Proti/Kınalıada, Plati/Yassıada, Oxeia/Sivriada, Vordonisi/Batık höreke kayalıkları) doğru yönelir.. Yolcu, burada derin   İzmit Körfezinin (Nikomedeia/ Astakenos Körfezi) girişinde bulunmaktadır. Prens Takımadaları Körfez'in Doğu ucunda yer alır. Sol tarafta Bizanslı Keşişler tarafından pek değerli olan"KAYIŞDAĞI' NIN (ESKİ SAİNT AUXENTİOS TEPESİ) hakim olduğu Bithynia/Bitinya kıyıları yer alır. Karşıda adalar bulunur. Adaların gerisinde yüksek ve kayalık çıkıntı Mudanya Körfezi'ni gizler. İzmit Körfezinin güney ucunu oluşturur, denize dogru ilerleyen uzantısı Bozburun (Poseidon Burnu olarak da geçiyor) eski Neptün burnudur.Daha geride Olimpos'un (Uludağ) karları parıldar."
Saint Auxentios'un eteklerinden doğan eski bir ırmak olan Çamaşırcı Deresi (Eski çağ ismi?) ; muhtemelen bugünkü Bostancı yakını bir antik yerleşim olan Nassete'ye (Nasette) uğrar, oradan da tarihi Bostancı Köprüsünden Marmara'ya dökülür.

İşte hergün Marmara'da ve görkemli bir şekilde Ada vapurlarında çayımızı yudumlarken gördüğümüz, bugün eteklerinde Yeditepe Üniversitesi, Varoşlar ve betonlaşmanın en üst düzeye geldiği; Aşağıdaki fotoğraflarda olduğu gibi Bostancı ve Küçükyalı sahilinden net görülen, Kayışdağı'nın eskiçağ tasvirleri... Araştırmaya değer...Bize düşen Kayışdağını fotoğraf, bilgi, yerinde araştırma ve aktarımlarla tanımak ve tanıtmak...
Not: Bazı metinlerde Saint Auxentius/Auksentius olarak da geçebilir..












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder