13 Ekim 2010 Çarşamba

Assos Agora Tapınağı

ASSOS Agora Tapınağı Agora yönünden ve arkasındaki Muhteşem manzaralı Edremit Körfezi ile Lesbos/Midilli Adası'na bakış. (İlk iki fotograf.)

ASSOS'ta Agora'ya batıdan girişte bir podium üzerinde oturan 16.50x10m. ölçülerinde bir PROSTYLOS bir tapınak var. Ancak temelleri kalmıştır. M.S 5. yüzyıldan sonra bir kiliseye çevrildiği anlaşılmakta. Ön çıkış merdivenleri, pronaos ve naos'u anlaşılabilmekte. Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu ASSOS adlı yapıtında tapınağın agora ile büyük bir olasılıkla çağdaş olduğunu vurgulamakta.




11 Ekim 2010 Pazartesi

Didim/Didyma/Didauma Apollon Tapınağı

Ephesos'ta Artemis Tapınağı, Didyma'da ise Artemis'in ikiz kardeşi Apollon'un tapınağı bulunmaktadır. Apollon paganist inanşta güneş, kehanet, müzik ve sanat tanrısıdır. Efsaneye göre tanrı Apollon, Didyma'da çoban Brankhos'a rastlamış, ondan çok hoşlanmış ve ona biliciliğin (kehanetin) sırlarını vermişti. Brankhos ise karşısına çıkan defne ormanı ve su kaynağının bulunduğu yerde Apollon Tapınağını kurmuştu. Daha sonra Brankhos'un soyundan gelenler "Brankitler" olarak anıldılar ve tapınağı yönettiler. Hatta Didim'e "Brankhidai" de denilmiştir. Daha sonra Miletoslular Didyma'da tanrı Apollon adına dev bir tapınak yaptılar. Bu tapınağa ulaşmak için bir de Kutsal Yol inşa ettiler. Devasa Apollon Tapınağı Didyma'yı antik çağı kehanet merkezi haline getirdi. Nisan-Mayıs ayı ortalarında Miletos'tan Didyma'daki ayine katılmak için oluşan konvoy dini törenlerle ve ilahilerle, istasyon denilen noktalarda molalar vererek dört günde Didyma'ya ulaşıyordu. Didyma'ya girmeden önce tapınağın hemen yanındaki Artemis kutsal alanında bekliyorlardı. Kutsal Yol 24 km uzunluğunda ve 6 m genişliğindeydi. İki yanında Brankhos ve aslan heykelleriyle çevriliydi. 1858 yılında Newton adlı bir İngiliz bu heykellerin çoğunu British Museum'a götürmüştür. Günümüzde Kutsal Yolun çok büyük bir kısmı toprak altındadır. Miletoslular mimariye büyük önem veriyorlardı ve Dünya'nın yedi harikasından biri olan Artemis tapınağına karşılık olarak Apollon Tapınağı'nın ölçeklerini öyle büyük tuttular ki tapınağı tam olarak bitirebilmek ne Miletoslulara, ne Büyük İskender'e ne de Romalılara nasip oldu. Apollon Tapınağı Artemision ve Sisam'daki Hera Tapınağı'yla beraber Helenistik çağın en büyük üç tapınağından biridir. Tapınak 109x51 metre boyutlarındadır. Kült heykelin bulunduğu iç kısım olan naos ya da cella alanı ise 53x21 metre ebatlarındadır. Tapınak, 19,5 metre uzunluğunda 120 adet iyon düzeni sütunla çevriliydi. Bugün bunlardan sadece üç tanesi ayaktadır.


Sütun yüksekliği bakımından Yunan tapınakları arasında en büyüğü



Apollon Tapınağı. Sonraki devirlerde Romalılar daha yükseklerini yapmış. Mesela Lübnan - Baalbek'teki Jüpiter Tapınağı'nın 22, Bacchus Tapınağı'nın 21,5 metrelik sütunları en meşhur olanları ancak bu yapılar sütun sayısı ve büyüklük bakımından Apollon Tapınağı'na kıyasla çok küçükler. Roma tapınaklarında sütun sayısı 40-60 iken Apollon'da 122'dir.

Daha önce Apollon Tapınağı'nın 109x51 metre boyutlarında olduğunu yazmıştım ancak bu boyutlar Büyük İskender'den önceki boyutlar(imiş). Büyük İskender Didim'i alıp kontrolünü Miletliler'e verince eski tapınağın üzerine daha büyüğü (118x60 metre boyutlarında) inşa edilmiş. Bu boyutlar o devrin en büyük tapınakları olan Sisam'daki Hera (108x55), Efes'teki Artemis (115x55) ve Atina'daki Zeus (96x40) tapınaklarından büyüktür.





















9 Ekim 2010 Cumartesi

Assos/Behramkale - Konut alanları/Houses

Assos’ta konut alanları iki bölgede yoğunlaşmıştı. Gymnasiumun güneyindeki alanda, ve daha geniş bir bölgeye yayılmış olan ikinci alan ise doğu kesiminde teraslar üzerinde yer almaktaydı. Çok gösterişli ve büyük evlerde yaşamıyorlardı. Çünkü zamanlarının çoğunu dışarıda geçiriyorlardı. Villa tipi ev fikri ise Roma dönemine geçildiğinde ortaya çıkmıştır

Kentin güneybatı yönündeki konut alanlarında yapılan kazılarda hıristiyan mahallesi bulundu. 6. yy'a tarihlenen seramikler ele geçti., bir başka konutta aynı tarihten bir sarnıç ortaya çıkarıldı. Kentte bulunan diğer sarnıçlar o dönemlerde kentin su sıkıntısı çektiğini gösteriyor.
Kaynak:ASSOS:Prof. Dr. ÜMİT SERDAROĞLU Arkeoloji ve Sanat Yay.













8 Ekim 2010 Cuma

Assos Roma Hamamı/Roman Therme














Tiyatronun dayandığı koyağın hemen üst yan çaprazına yakın bir yamaçta bulunmakta. Ayrıca Roma Hamamı yukardaki bulunan Agora'nın en önemli bölümü Güney Stoa'sının da güneyinde konumlanmış. Genişçe bir alana yayılmış. Dağınık kalıntılar istiflenmiş, belgeleniyor, numaralanıyor. Tonozlu yapı ve yarısağlam bir duvar dikkat çekmekte, anlaşıldığı kadarıyla bu alanda bilimsel kazı ve araştırmalar sürmekte. Hamamda benim de merak ettiğim Hypocaust yani yerden bir ısıtma sisteminin varlığı. Bence de; belki de Antik kentler içinde en güzel manzaralı hamam olma özelliğini taşımakta, zira bulunduğu mevki ve açıdan Adramyttenos/Edremit Körfezi ayaklarınızın altında. Ümit Serdaroğlu Arkeoloji Ve Sanat Yayınlarından çıkan ASSOS kitabının 65. sayfasında Roma Hamamıyla ilgili güney stoadan bahsederken diyor ki;
Sarnıçların, taş kanallarla Roma Çağı Hamamına su bağlantısı vardı.
2011 Şubat ayında Sevgili Emel AKIN'la birlikte Assos Roma Hamamı'na da uğradık. İkinci fotografta gördüğünüz tonozlu yapı çok ilginçti. Kazı kurulu'nun bu yapıyla ilgili raporunu henüz görmedim ancak, bu yapı Roma Hamamlarındaki Caldarium, Epidarium gibi çeşitli ısılardaki sıcaklık, ılıklık, soğukluk gibi bir mimari ögeyi andırıyordu, zira duvarda bir musluk yeri ve duvarda su izleri görülüyordu. Hamam kalıntısında oldukça fazla eskiçağ malzemesi var, oldukça görkemli bir Roma Hamamı'yla karşı karşıyayız. Ancak o günkü gözlemlerimde de bir Hypocaust sistemine özgü bir mimari ögeye rastlamadım. Ayrıca Hamam duvarında balık formlu bir çerçeve içersindeki yazıt da çok ilginçti, fotograflarda bu yazıtı hem konumu hem de ayrıntısı itibarıyla görüyorsunuz.